mastit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mastit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2014 Perşembe

Anne Olmak Korku Getirdi

Korkak biri değilimdir. Endişeli hiç değilim. Hatta cesur da değilim. Panik biriyimdir. Değişik de değilim. Herkes gibi biriydim. Taki anne olana kadar.

Korkak oldum. Ama bir o kadar da cesurum. Doğum yaptım. Suni sancı bana mısın demedi. Hiç korkmadım çok cesurdum. 

Ecemi kucağıma verdiler. Kucağımda tutmaktan hiç korkmadım. Bir yerini incitirmiyim diye düşünmedim. Cesur hareketler bile yaptım. Ki ben hiç bir bebeği kucağına almamış biriyim. Kuzenimin kızını kucağıma vermişlerdi kendimi o kadar çok sıkmıştım ki 3 gün kollarım ağrımıştı.

Emzirirken, canımın yanmasına, meme başındaki tüm acıya rağmen onu emzirmekten hiç vazgeçmedim. Ani bir şekilde ek gıdaya geçtik. Hiç korkmadım pütürlü gıdalar vermekten. Elim onun üzerinde olduktan sonra o küçücük ağzının içinden her şeyi alabilecek kadar cesurum. Yemeği yedirirken tıkanırsa hiç korkmadan müdahale edebiliyorum. Hatta koca lokmayı ağzından çıkardıktan sonra yemeğime kaldığım yerden devam ediyorum. Yanımdakilerin gözleri korkudan yerinden fırlıyor.

İlerde düşmesinden, kafasını gözünü yarmasından korkmuyorum. Ben ki kan görünce tüm dünyası sararan ve olduğu yerde kalan biriyim. Söz konusu Ecem olduğunda kaplan kesiliyorum.

Ama şimdi başka şeylerden korkmaya başladım. Bana bir şey olursa Ecem yalnız kalırsa diye. Mesela yılbaşı akşamı kızımı, babaane ve dedeyle evde bıraktık. Dışarı çıktık. Çok rahatım ama aklım onda. Biliyorum benden daha iyi bakacaklar. Onlarla ilgili hiç bir şüphem yok. Yılbaşı akşamı ya sarhoş bir şoför bize çarparsa diye heyecan yaptım. Yanımızda dikilen sarhoş adamlardan korktum. Bir şey olur da kavga çıkartırlar diye. Dilek fenerlerini uçurduk. Eşim çakmağı çok yaktı. Ona bir şey olur diye korktum. Ona bir şey olursa biz ne yaparız diye endişelendim. Böyle uzadı gitti. Eve gittiğimde onu görünce tekrar o kaplan içime girdi. 

Eşimde de aynı durum var. Hatta o kızın yanında benim rahatlığımla rahatlıyor. Trafikte sürekli kavga eden, kendisine taksicinin levye fırlatmışlığı vardır. Hızlı araba kullanan biridir. Otobanda son ses müzikle, deli gibi hız yapardık. Şimdi otobanda bile 100 geçmiyor. Biz yanında olmuşuz olmamışız farketmiyor. Hatta türk sanat müziği dinliyor hız yapmasın diye. 

Biz öyle bir çifttik ki, ben Ecem'e bir günlük hamileyken paraşütle atladık. Yükseklik, hız, deprem, sel,trafik canavarları bizi korkutmazdı. Şimdi her şeyden korkar olduk. 

Yine büyük korkularım var. Hamileliğim ve emzirme dönemim boyunca memedeki fibrodenomla uğraşıyorum. Bir günde sütümü kesmek zorunda kaldılar. Çok acılar çektim, canım yandı, anne kız birbirimizden çok uzak kaldık. Hatta korktum Ecem beni bir daha sevmez diye. Yazmıyorum buraya. Hepsi bitsin öyle yazacağım demiştim kendi kendime. Çünkü yazmak beni dahada önemsetiyor. Ama bugün biyopsi yapıldı. Her türlü riski taşıyormuşum. Yaşım 30 olmuş, meme yapım bozulmuş, fibrodenom etrafında farklılık gösteren proteinler varmış. Daha öncede fibrodenom yüzünden ameliyat oldum hemde 3 kere. Diş çekimi diye tabir ediyordum. Takii kızım doğana kadar. Şimdi çok korkuyorum. Kanser falan olacağım diye değil onu bir süre kucağıma alamayacağım diye.

25 Ekim 2013 Cuma

Şimdi Kendim İçin Bir Şeyler Yapma Zamanın Sonucu

Doktorla görüşmem süper geçti. Bir sürüde şey öğrendim. İyi ki doktora gitmişim baya rahatladım. En azından o gördüğüm tuhaf rüyalar kayboldu. İstediğim tüm soruların cevabını daha sormadan aldım. Ben böyle doktorları seviyorum. Bana güven veriyor. Doktor dediğin tahlillere bakıp bakıp  "Hımmm. Hımmm." dememeli. Çünkü insan kafasında kuruyor. Dünyadaki en beter hastalığa yakalanmışsın gibi hissediyorsun. Konuşmalı, anlatmalı, gözünün içine bakmalı.

Sabah büyük bir heyecanla hazırlandım. Nasıl bir stres nasıl bir stres anlatamam. Bu stres birazda bana asabiyette yaptı. Kahvaltı bile edemedim. Ecem'i de iyice doyurup bıraktım. Allah'ım doktorun muayeneye gidesiye kadar yol bitmedi. Ben önde kayınvalidem ve eşim arkamda. Koşturttum biraz onları.

Sonunda bulduk yerini. Bilgilerimi falan aldılar. Beklemeye başladık. Randevum 10:30'daydı ama biz 11:30 'da girebildik. Doktor o gün yurtdışına çıkacağı için çok yoğunmuş.

Girmeden önce biraz geç kalındı diye söylenmeye başladık. Birde Ecem'i de yengesine bıraktığımızdan aklımızda onda, streste üstüne binince konuşuyor insan. Tam biz hemşire ile konuşurken içerideki hasta çıktı. Kanser hastasıydı, peruklu, bizden oldukça stresli bir bayan çıktı. Kendi kendime bir kızdım. Yani benim durumum onunkinden daha iyiydi ve dakikalarla yarışıyordu. Elbette benden daha çok soracak sorusu olacaktı.

Meme Hücreleri, Fibrodenom Hakkında Doktorumun Anlattıkları


Normal Memeyle Fibrodenomlu Memenin Farkı

Dünkü yazımda bahsettiğim gibi doktorum çok anlatmayı seven biri. Bu benim için süper bir şey. Yıllardır bu fibrodenomlarla uğraşıyorum kimse tam anlamıyla ne olduğunu hiç anlatmadı. İnternette de çok farklı görüşler var. Sanki cerrahlar bu konuda ikiye ayrılmış gibiler.


İçi hücre dolu kist. 

Kimi alınması iyi diyor kimi sakın elletme diyor. Yani her doktorun görüşü farklı. Doktorumun bu konuyla ilgili anlattıklarını sizinle paylaşmak istiyorum. Açıkçası ben kendisine çok güvendim. Böyle bir durumunuz varsa gerçekten iyi bir doktora gözükmek gerekiyor. Doktorun tek dediği şey ihmal kesinlikle yapılmamalı.
Dün bahsetmiştim, doktorda sıramızı beklerken bir kanserli hasta vardı. Doktoruma geldiğinde kadın bir nohut büyüklüğünde bir kisti varmış. Doktorum alınması gerektiğini ve patolojiye gönderilmesi gerektiğini söylemiş. Kadın ameliyat olmaktan korkmuş. Bir sene sonra kanser tüm memesini sarmış. Doktorum acı bir kelimeler sarf etti "Eğer ilk geldiğinde alsaydık. Sadece basit bir cerrahi müdahale olacaktı. Yaşamı uzun olacaktı. Şimdi ise ömrünü uzatmak için çaba harcıyoruz." dedi. Bu kelimeler içimi acıttı.

22 Ekim 2013 Salı

Şimdi Kendim İçin Birşeyler Yapma Zamanı

Son 6 ayım tamamiyle kızıma adamış durumdayım. O uyanınca uyandım, o emdi ben doydum. 2012 hazirandan beri yasaklarlayım. Hamile kalmadan önce, hamile kaldım, şimdide emziriyorum. Yani bir buçuk senedir kendim için neredeyse hiç bir şey yapmadım.
Kendim için yapacağım şey de sağlığımla ilgili. Mememde büyük bir mastit var. Bir memem bana ait, diğeri Pamela  Anderson'a. Kendi cumhuriyetini kurdu, kafasına göre ateşimi yüksetiyor, üstü kızarık, kıncal kıncal damarlar çıkıyor. Üstü ateş gibi, bir yumurta pişirilebilir.

Benim mastitin bildiğiniz mastitlerden değil. Mememdeki fibrodenomdan dolayı memem tam boşalmıyor. Yani benim doktorlardan anladığım bu. Hepsi aynı şeyi söyledi. Birde sadece baktılar şöyle bir baktılar "Bu antibiyotiği kullan. Devamlı sağ geçer. Emzirirken birşey yapamayız" dediler. Sağıyorum doktorların dediği gibi, sütüm daha çoğaldı. Yataklar çürüyecekti neredeyse.Akıyor devamlı. Kızı tek memeden besliyorum. Birşey değişmiyor. Makinaya bağımlı yaşamaya başladım. Neredeyse yemek yerken bile sağacağım. Sinir geldi üstüme. Bir damla bir damla daha. Kaç damlada doluyor diye saymaya başladım. Kızı emziriyorum uyuyor, oturuyorum makinanın başına. VOŞTİK-VOŞTİK. Geceleri uyanıp bile sağdığım oldu. Çünkü memem deli gibi acıyordu.

Sıyıracaktım ki süt kızım oldu. Derler ya her şerde bir hayır vardır. Benimki de öyle işte. Mememde bu mastit oluşmasaydı, güzeller güzelli süt kızım olamayacaktı. Bu mutluluğu yaşamayacaktım. Sütümü sağmak anlamlı oldu.

Sanki biraz iyileşti gibi geldi. Sabah akşam sağmaya başladım. Hemde vakit bulamıyordum. Çünkü Ecem daha az uyumaya başladı. Oyun oynamak, yanında olmamı istiyordu. Kucak aşkı da arttığından dolap beygiri dolanıyorduk evde.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...