emzirmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
emzirmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2016 Çarşamba

Emzirmek Acaba Gerçekten Mucize Mi?




Mucize ya da tansık; bilimsel yasalarla açıklanamayan ve ilahî güçlere mal edilen, inananları tarafından hoş karşılanan, sıra dışı olay.

Belki büyük bir iddia olacak ama emzirmek çokta "Mucizevi" birşey değil. İlk insandan bu yana yapılan bir beslenme şekli mucizevi olamaz. Çünkü biz emzirmeyi açıklaya biliyoruz. Memelerdeki ter bezlerinin başkalaşıp süt üretmesi ve bu sütle bebeklerimizi beslememizdir. En ilkel beslenme yöntemi değil mi bu?

2 Ekim 2014 Perşembe

Mucizeye tanık ol Emzir!


Hiç çekinmedim ve ayıp bir şey yaptığımı düşünmedim.
Hep kendim nasıl rahat ediyorsam öyle emzirdim.
Anneliğimin en büyük korkularından biriydi sütümün olup olamayacağı. Doğumdan sonra hemen sütüm geldi.

Ecem ilk dudaklarını meme ucuma değdirdiğinde içlerinin dolduğunu hissetmiştim. Sezeyanın etkisiyle her yanım titriyordu. Ecem'in o ilk emişini unutmamak için her hareketini izledim. 

16 Ocak 2014 Perşembe

Anne Olmak Korku Getirdi

Korkak biri değilimdir. Endişeli hiç değilim. Hatta cesur da değilim. Panik biriyimdir. Değişik de değilim. Herkes gibi biriydim. Taki anne olana kadar.

Korkak oldum. Ama bir o kadar da cesurum. Doğum yaptım. Suni sancı bana mısın demedi. Hiç korkmadım çok cesurdum. 

Ecemi kucağıma verdiler. Kucağımda tutmaktan hiç korkmadım. Bir yerini incitirmiyim diye düşünmedim. Cesur hareketler bile yaptım. Ki ben hiç bir bebeği kucağına almamış biriyim. Kuzenimin kızını kucağıma vermişlerdi kendimi o kadar çok sıkmıştım ki 3 gün kollarım ağrımıştı.

Emzirirken, canımın yanmasına, meme başındaki tüm acıya rağmen onu emzirmekten hiç vazgeçmedim. Ani bir şekilde ek gıdaya geçtik. Hiç korkmadım pütürlü gıdalar vermekten. Elim onun üzerinde olduktan sonra o küçücük ağzının içinden her şeyi alabilecek kadar cesurum. Yemeği yedirirken tıkanırsa hiç korkmadan müdahale edebiliyorum. Hatta koca lokmayı ağzından çıkardıktan sonra yemeğime kaldığım yerden devam ediyorum. Yanımdakilerin gözleri korkudan yerinden fırlıyor.

İlerde düşmesinden, kafasını gözünü yarmasından korkmuyorum. Ben ki kan görünce tüm dünyası sararan ve olduğu yerde kalan biriyim. Söz konusu Ecem olduğunda kaplan kesiliyorum.

Ama şimdi başka şeylerden korkmaya başladım. Bana bir şey olursa Ecem yalnız kalırsa diye. Mesela yılbaşı akşamı kızımı, babaane ve dedeyle evde bıraktık. Dışarı çıktık. Çok rahatım ama aklım onda. Biliyorum benden daha iyi bakacaklar. Onlarla ilgili hiç bir şüphem yok. Yılbaşı akşamı ya sarhoş bir şoför bize çarparsa diye heyecan yaptım. Yanımızda dikilen sarhoş adamlardan korktum. Bir şey olur da kavga çıkartırlar diye. Dilek fenerlerini uçurduk. Eşim çakmağı çok yaktı. Ona bir şey olur diye korktum. Ona bir şey olursa biz ne yaparız diye endişelendim. Böyle uzadı gitti. Eve gittiğimde onu görünce tekrar o kaplan içime girdi. 

Eşimde de aynı durum var. Hatta o kızın yanında benim rahatlığımla rahatlıyor. Trafikte sürekli kavga eden, kendisine taksicinin levye fırlatmışlığı vardır. Hızlı araba kullanan biridir. Otobanda son ses müzikle, deli gibi hız yapardık. Şimdi otobanda bile 100 geçmiyor. Biz yanında olmuşuz olmamışız farketmiyor. Hatta türk sanat müziği dinliyor hız yapmasın diye. 

Biz öyle bir çifttik ki, ben Ecem'e bir günlük hamileyken paraşütle atladık. Yükseklik, hız, deprem, sel,trafik canavarları bizi korkutmazdı. Şimdi her şeyden korkar olduk. 

Yine büyük korkularım var. Hamileliğim ve emzirme dönemim boyunca memedeki fibrodenomla uğraşıyorum. Bir günde sütümü kesmek zorunda kaldılar. Çok acılar çektim, canım yandı, anne kız birbirimizden çok uzak kaldık. Hatta korktum Ecem beni bir daha sevmez diye. Yazmıyorum buraya. Hepsi bitsin öyle yazacağım demiştim kendi kendime. Çünkü yazmak beni dahada önemsetiyor. Ama bugün biyopsi yapıldı. Her türlü riski taşıyormuşum. Yaşım 30 olmuş, meme yapım bozulmuş, fibrodenom etrafında farklılık gösteren proteinler varmış. Daha öncede fibrodenom yüzünden ameliyat oldum hemde 3 kere. Diş çekimi diye tabir ediyordum. Takii kızım doğana kadar. Şimdi çok korkuyorum. Kanser falan olacağım diye değil onu bir süre kucağıma alamayacağım diye.

7 Eylül 2013 Cumartesi

Emzirmek Bir Sanatır :-) - Emzirme Pozisyonları

  Göğsümdeki rahatsızlıktan beri garip bir emzirme pozisyonuna sahibiz. Ecem göğsüme karşı dik oturup, bacaklarını bacak aramdan geçirip emiyor. Yan yatmıyor. Ayyy nasıl anlatsam size bilemiyorum? Görmeniz lazım. Kucak kucağayız anlayacağınız. Bizi uzaktan gören ya sarılıyor zannediyor yada Ecem'i uyuyor.Her gören "Böyle mi emiyor bu? Burnu tıkanır bunun böyle emzirme" deyip durdu.


Bu bebeklerin tek olduğunu düşünün. Hıh bizim pozisyon bu.

Bu pozisyon ilk zamanlar zevkliydi. Hoşuma gidiyordu. Çok rahat gazını çıkarıyordu. Gözlerini kaldırıp bana bakıyordu. Ama büyüdükçe işin şekli değişti sığmıyor göğsümle bacağım arasına. Kucak pozisyonuna geçtim. Öyle olunca kızdı. Memeyi kapamadıkça hırslanıyor sinirleniyor bir öfke bir öfke. Ben ne yaptım cin fikirli anne olarak? :) Ayağa kalkıyordum yavaş yavaş memeye indiriyordum ve dik bir şekilde memeye kavuşuyordu. Sonra yavaşça koltuğa oturuyordum. Biz bu emme şeklini dışarıda, misafirlikte her yerde yaptık. Baktım olmuyor. Sırtım mahf oldu. Ayaktayken düşüreceğim korkusu yaşıyorum. Emzirme pozisyonlarını araştırmaya başladım. Benim yorumumla emzirme pozisyonları. Hepsini denedim :D


Klasik emzirme pozisyonu (kucaklama pozisyonu): Kızıma da alıştırmaya çalıştığım pozisyon. Dışarıda yada arabada isek bu pozisyonda emziriyorum. Çok aç olduğunda yada memeyi rahat yakaladığında bu pozisyonda rahat emiyor. Bu bana göre en güvenli pozisyon. Ecemle göz teması kurabiliyorum. O beni okşuyor ben onu sevebiliyorum. Hemde rahat. Beni emerken bende facebook, twitter rahatlıkla geziyorum. Çünkü bir elim boşta kalıyor. Bu pozisyonun bana tek dezavantajı sütüm tazyikli olduğundan bebek tıkanabiliyor kaldırmakta güçlü çekiyorum.

6 Eylül 2013 Cuma

En Güzel Şey Emzirmek


İlk emme çabalarından biri kızımın.

9 ay boyunca sütümün olup olmayacağını düşünüp durdum. Ailemdeki kadınların hemen sütleri kesilmiş. Bizim ailenin kadınları çok hassasta hemencecik sütleri kesiliveriyor :) Annemin sütü varmışta bize yaramamış. 4 ay emmişiz kardeşimle o kadar. Annemin anlattığına göre ananem çok sütü var diye övünür dururmuş. Ama bizimkilerin bebeklik fotograflarını bir görseniz kim bu iskeletler dersiniz. Kendince sütü varmış ama bebeklerin karnında şişkinlik yapmaktan başka bir işe yaramamış. Bütün bir 9 ay boyunca "Aman stres yok. Hep protein yiyeceksin. Ama öyle abartma kiloda iyi değil. Aman sakın."

Kuzenler anlatıyor bir bir sütlerinin nasıl kesildiğini. "İşte o bana buna dedi. Ben bi üzüldüm. Sabah bir kalktım sütüm yok." Allahım ben nasıl korktuysam artık doğum korkusundan çok sütün gelmeyecek korkusu var içimde. Hamileyken sabahları kalkıyorum göğüslerime bakıyorum. Onlarla konuşuyorum. " Bu kadar büyüdünüz. Bari sarkmanıza değsin. Süt verin" falan diyorum.

Uzun çabalar sonunda doğurdum. Nasıl ağrım var anlatamam(sonra anlatıcam :-)). Kızım ağlıyor. Hemşire geldi "Emmesi lazım bebeğin" dedi. Aklımda bile değil sütüm var mı yok mu ağrıdan? Birde epiduralden titriyorum. Kızımı göğüsüme dayadı. Allah'ım sütüm var. Bir emiyor bir emiyor anlatamam. O emiyor ben kokluyorum. Kızım emdikçe ağrımı unutuyorum. Bütün herkes başımda emmesini izliyor. Herkes ağlıyor.Tüm ağrılarım geçti o emerken. Emmesi bitince ağrılarım tekrar başlıyordu ama o ayrı. Sütüm geliyordu benden mutlusu yoktu.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...