Evlenmelerinin ikici senelerinde kadın kadın hastalıklarından rahatsızlanıyor. Ciddi bir ameliyat geçiriyor. Ameliyat sırasında doktor kadında bulunan yumurtaları dondurulması için alıyor. İlk önce aşılama yöntemini deniyorlar. Kadın ameliyat sırasında rahmi etkilendiği için bebekleri tutunamıyor. En sonunda taşıyıcı anneyle bebek sahibi olmaya karar veriyorlar. Zaten işin tuhaf tarafları bundan sonra başlıyor bana göre.
Aile taşıyıcı annenin 9 ay boyunca tüm mutfak masrafını, doktor masrafını herşeyini karşılıyor. Aile, taşıyıcı anneye 9 ay boyunca 40.000 TL'ye yakın para harcıyorlar. Birde bunun yanında taşıyıcı annenin tüm kaprisini çekiyorlar. İnsanlar kadının tüm isteklerini yerine getirmiş.Buna rağmen kadın aileye bir çok hakarette bulunuyormuş.Türkiye'de yasal olmadığı için aile kadının tüm nazını kaprisini çekmişler. En son taşıyıcı anne "Alın bebekleri, ben doğurmak istiyorum" diye bağıyrıyormuş Bu söylediğim en kibar cümlesiymiş kadının.
Nasıl bir psikoljideyse kadın artık. Yani anlıyorum senin bebeklerin değil ama senin içinde hareket ediyorlar. Senin kanınla besleniyorlar.Senin nefesinle yaşıyorlar. Bir gram da mı sevgi yok içinde bebeklere karşı? Neyse zor bela geçirmişler 9 ayı.