Burakla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Burakla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2016 Cuma

Güzel günler istiyorum!


Ben çocuklarım anne ve baba olsunlar diye yetiştiriyorum. Uzun ömürleri olsun diye büyütüyorum. Yaptıkları işlerle ilgili gururlanmak, saçlarına düşen ilk akları görmek istiyorum. Burak'ın büyüyüp beni kucaklayıp sarsın, Ecem'in elinden yeni yemekler tatmak istiyorum. En absürt sohbetlerine dalga geçilen malzeme olmak istiyorum. Beni kızdırsınlar, ben onlara bağırıyım, sonrada bana saatlerce gülsünler istiyorum. Anlatacak ortak hikayelerimiz olsun istiyorum. Güzel bir hayat vermek istiyorum onlara. Yaaa torun sevmek istiyorum ben torun!

Ama ben siz şehit edesiniz diye çocuk yetiştirmiyorum. Hiç uğruna ölsün diye büyütmüyorum. Gezmeye gittiği yerde yanında bomba patlayıp eve cenazesi gelsin istemiyorum. Twitterda "Çocuğum oradaydı. " diye twit atıp cümle aleme sormak gibi bir çaresizliğe düşmek istemiyorum. Tarikatlar, cemaatler beynini yıkaması için doğurmadım onları. Birilerinin kirli oyunlarına piyon olmaları için uykusuz kalmadım günlerce ben. 21 yaşında parçalanmış bedenine sarılarak ağlamak istemiyorum. Kara toprağın kollarına değil bana sarılsınlar istiyorum. 

Belki Berkay okulunu bitirebilseydi, kansere çare bulabilecekti. Hiç uğruna yitip gitti. O 18, 19, 20, 21 yaşında şehit olan askerlerimiz. Yok adları aklımda. O kadar çoklar ki! Mehmetçik! Ne işler yapacaklardı kim bilir. Belki içlerinden biri yeni Sabancı olacaktı. Hiçbirşey olamasalardı bile eve dönüp annelerine sarılacaklardı. Çok gençler, tazecikler, filizler. 

Benim bir şekilde geleceğim oldu. 32 yaşındayım ben bile gencim daha. Yaşamak istediklerim yaşayacaklarım var. İçinde bulunduğum korku benden daha kısa yaşamaları. Benden daha az hayallerini gerçekleştirememelerinden kaygılanıyorum. Korkuyla değil bayrak, vatan, farklılık, kardeşlik sevgisiyle yeşeren bir gelecekleri olsun istiyorum.

 S.çtınız ülkenin içine. Gencecik ülkem yine "Yaşlı Adam" oldu.

28 Temmuz 2016 Perşembe

Ben 50 Yaşındayken Bu Gün


Sıcak çok sıcak. Uyuya kalmışım güneşin altında. Gözlerimi açarken göz kapaklarımda parlayan ışıkları izliyorum. Öyle yanmışım ki göz kapaklarım birbirine yapışmış sanki. Şezlongun üzerine, başım yamuk bir şekilde uyumuşum.

Boynum tutulmuş. Kaç saattir böyle uyuyorum ki. Eh bira mı o? Iggyy! Bu biradan anladığım kadarıyla en az 1 saattir güzel bir uyku çekmişim.

Kumda geniş kollu, uzun bacaklı, hafif göbekli, yürüdükçe hareket eden gür saçlı kumral  bir oğlan bana doğru yürüyor. Gözlerimi tam açamadığımdan ve güneşin parlamasından seçemiyorum. İşte yüzüne büyük gelen gözler. 

Burak.

9 Mayıs 2016 Pazartesi

Anneler Bilir


Çocuklarımız öyle görüyorlar ki bizi tüm dünyadaki herşeyi bizim bildiğimizi sanıyorlar. “Anne, Kapuçin Maymunları nerede yaşıyor?” diye soruyor. Sen adını bile söyleyemezken, senin o maymunun nerede yaşadığını bildiğini düşünüyor. “Hım bir düşüneyim. Bakalım biliyor muyum?” diye düşünür numarası yaparken, harıl harıl Google girip buluyorsun maymunu cevabını veriyorsun.

Sonu “Allah bilir.” bağlanan "neden?" sorularına maruz kalmamızın en büyük sebebi senin herşeyi bildiğini düşünmeleri.

7 Mayıs 2016 Cumartesi

Annelik Egosu


Annelik öyle bir şey ki kadın denen canlıyı dünyadaki herşeyi ben bilirim havasına sokuyor. Nereden mi biliyorum?

Tabi ki kendimden.

Öyle bir ego tavan yapıyor ki, sensiz işlerin yürümediğini, canlıların sensiz bir karar alamayacağına ve hatta senden çıkan varlığın sensiz yaşayamayacağını düşünüyorsun.

Şunu diyecek boyutta ulaştığında “Bensiz dünya bir hiç!” İşte tam oldun anlamına giriyor.

8 Nisan 2016 Cuma

BLW Anneanneyi Rezil Eder

Blw'yi Ecem'le öğrendiğimizde annem şoka girdi. Çünkü Ecem kirleniyordu. Etrafı hiç hesaba katmıyorum bile.

Vıcık vıcık, çenesinden süzülerek yiyordu evde yemeğini. Böyle olunca dışarıda da aynı şekilde yemek istiyordu. Eh misafirlikte, kahvaltıda oluyoruz. Ben eline verince annem geriliyor. Dışarıda olunca yerdekilere bakmaktan yemek yiyemediğini bile biliyorum. Garsonlara özür dilerim demekten helak oluyordu. Mekandan çıkmadan önce güzelce yerleri ıslak mendille silip çıkıyorduk. Hoş aynı şeyleri bende yapıyorum. Garsonlara bin kere "Kusura bakmayın." diyorum ve mama sandalyesini falan silip hesabı ödüyorum.

30 Mart 2016 Çarşamba

Blw Tembel Anne İşidir


Blw candır.

Blw tembel anne işidir. 

Blw kutsaldır.

Severim kız seni Blw. 

Blw bir öğretidir. 

Blw bebeğin annesinden aldığı ilk özgürlüktür.

Blw özgürlüktür. 

Blw için çok başlık atabilirim. Seviyorum ne yapayım?

24 Şubat 2016 Çarşamba

Bitti : Hayata Döndük


Pazartesi son kontrolümüz vardı.

Tam anlamıyla son 2 haftadır ailecek hayattan koptuk. Devamlı ciğer sesi dinler olduk. Öksürüğün şiddetini richter ölçeği gibi ölçmeye çalıştık. Ben en son 14 şubatın pazar olduğunu hatırlıyorum gerisi yok. Salı şu olmuştu diyorlar. Salı hangisiydi diye düşünmeye başlıyorum.  (Hoş ondan öncesi de pek yoktu da...)  Kayıp bir 15 gün yaşadık.

14 Şubat 2016 Pazar

Artık Biliyorum

Hep annemle babam anlatır ben bebekken bir gece çok ateşim yükselmiş, neredeyse havale geçirecekmişim. Arabamız olmadığı için babam beni kucakta dayımlara kadar koşarak taşımış. Bizim evle dayımların evi arası neredeyse 1,5 km. Tabi dayımlara gideseye kadar ateşim düşmüş ve rahatlamışım.

11 Kasım 2015 Çarşamba

Pipisel Sorunlar : Gömük Pipi


Dün dediğim gibi pipisi çabuk iyileşti Burak'ın. (Penis yazmak garip geldiğinden pipi diye yazıyorum. Sonuçta bamya kadar bahsettiğim organ) Ama yinede garip bir şeyler olduğunu hissediyordum. Çünkü düğme kadar görünüyordu. Nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama garip duruyordu işte. Gövdesi olmayan mantar gibi.

 Bir bakın dediklerimde "Sorun yok. Böyle oluyor." diyorlardı. Dokunmaya da çekiniyorum, canını acıtacağım diye. Ta ki geçen gün arkadaşlarıma gideseye kadar ellemedim.

10 Kasım 2015 Salı

Sünnet İşleri



Burak benim anne tarafından, 20 yıl sonra gelen ilk erkek. Yani heyecanla beklediğimiz bakmaya doyamadığımız bir canlı olacağı belliydi bizim için. 

Sünnet deyince aklıma birkaç şey geliyor. Büyük kuzenlerimin yaka paça tutulmuş hâlde, gözleri yerlerinden fırlamış birkaç fotoğrafı canlanıyor gözümün önünde. Sonra ailemizin üçüncü erkeği olan kuzenimin altı yaşındaki sünneti geliyor. Çocuk üç delikten işiyordu. Izdırap içinde "Anaaa" diye bağırışını ve bizim çaresizce onu izlememizi hatırlıyorum. Onun düğününde ailemdeki tüm büyükler, zil zurna sarhoş olup, "Onun arabası varrrr." şarkısıyla oynamışlardı. Kuzenim de kocaman yatakta Rama kutusuyla oturuyordu. Teyzem başından hiç ayrılmamıştı ama çocuk kendi eğlencesini ağlayarak geçirmişti. 

28 Eylül 2015 Pazartesi

Hu Huuu İzmir

Huhuuuu!! İzmir, biz döndük.

Evimizi, sokağımızı, köşedeki parkı, hatta park yeri kavgalarını bile özlemişiz. Urla'da sultanlar gibi yaşıyorduk ama İzmir'in sefaleti de ayrı bir güzel.  "Akşama ne yemek pişirsem?" sorusu kazıkmış. 3 aydır bu soruyu birkaç gün dışında düşünmedim. (Kayınvalideciğim çok ama çok teşekkürler. Hakkını ve yaptıklarını ödeyemem.)

Hamilelik, lohusalık, iki çocuklu aile olma çabamızı hep paylaştık ailemizle. Şimdi başbaşa kalma zamanı başladı. İlk gün başarıyla tamamlandı. Artık önümüzdeki günlere bakacağız.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...