Kim Bu Annenin Mucizesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kim Bu Annenin Mucizesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2016 Cuma

Kim Bu Mucizenin Annesi 34-35. Hafta


Yeni doktorum 2 haftada bir görmek istemişti beni. 32.haftadan sonra ilk randevumuz bu hafta Salıydı. Bu sefer ultrasonda bakmadı Tuna'ya. Sadece nst ( non-stres test ) istedi. Gebeliğin en sevdiğim rituellerinden biri. Biz yine tam kadro gittik doktora tabi. Bennuşka için değişik deneyimler bunlar. Umarım ilerde az da olsa hatırlar.

20 Haziran 2016 Pazartesi

Kim Bu Mucizenin Annesi 33. Hafta

     İznin bir haftası bitti bile. Gebeliğiminse 33.haftasına geldik. Zaman hem geçiyor hem geçmiyor sanki. Ne zaman geldik 33’e ya da Bennu ne zaman doğdu da büyüdü de abla olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

       Bennu’yu doğurduğumdan beri hep vardı aklımızda ikinci çocuk fikri. Bir ara meşhur olan “ Tek Çocuk “ furyasına hiç kapılmadık. Zaten hiç anlam veremiyorum. Bu düşüncede olanlara sorduğum ilk soru “ Senin kardeşin var mı? “ oluyor. Eğer cevap “ Evet. “ ise hiç kaçarı yok o kişinin ütülerim kafayı J

       Yalnız kalmamalı bence çocuklar. Kardeşliğin değerini, paylaşmanın önemini ilk önce evde öğreniyorlar. Evde öğrenemeyenin sosyal çevrede öğrenmesi ya zorlaşıyor ya da aşırı yaşıyor bazı şeyleri. Bu düşüncelerimi her gün birçok insan yavrusuyla haşır neşir olup günde en az 5-6 türlü problem çözmeye çalışırken edindim. Ayrıca hiçbir zaman bize baksınlar yaşlanınca diye bir düşüncem olmadı. Olsa  5-6 tane doğururum. Her 2 ayda bir birine giderim, ohh yolumu bulurum. Yok tabii ki böyle bir dünya.

        “ Kardeş Şart “ akımını seviyorum ben. Sosyal medyada dolaşırken birçok örnek görüyorum. Bazen gördüğüm örnekler beni bile şaşırtıyor. Kucağındaki daha yaşına girmemiş bebe, karnındakiyle de gebeliği yarılamış. O kadarına pes diyorum işte. Allah kuvvet, sabır versin.

          Hamilelikler arasında hem kadının beden sağlığı açısından hem de bence yaşanılan süreci özlemek adına makul bir aralık olması lazım. Ben çok özledim hamileliği mesela. İmrenerek, mutlulukla bakardım gebeleri. Yüzümde anlamsız, aşırı bir tebessümle… Bazen diyordum kendi kendime acaba tekrar hamileliği yaşamak için mi istiyorum ikinci çocuğu J Sonra Tuna’nın geleceğini öğrendik. Ama ne öğrenmek ilk hafta yazılarımdan hatırlarsınız. Beklediğim bu değildi. Gebelik testi pozitifse hemen ultrasonda da kese görünmeliydi. Çünkü Bennu’da öyle olmuştu. Başka türlüsünden haberim yoktu. Bennu’daki gibi bir seyir beklerken apayrı bir durumla karşılaştım ama her şeye rağmen çok güzeldi o duyguyu tekrar tatmak.

          O ilk izlenimden bu yana kaç gün, kaç hafta, kaç ay geçti. Birden sonraki her çocuk arada derede öyle böyle fark etmeden büyüyor diyorlar tecrübeliler. Bence hamileliği de buna dahil etmek lazım. Bennu’ya hamileyken sindire sindire yaşamışım tüm duyguları. Ama şimdi paylaşıyorum hayatın çeşitliliğiyle gebelikte yaşadıklarımı. Bennu’ya hamileyken cumartesi günü dönerdi haftalarım. Her cumartesi sabahı kalkar, bilgisayar başına geçer, o haftanın gelişimini okurdum. İstisnasız her hafta. Ama şimdi bildiğimden midir, fırsat bulamamaktan mıdır aklıma gelirse bakıyorum. Bennu’dayken okulum farklıydı ve az dersim vardı. Eve gelip uyuyup Esra Erol izlerdim. Şimdiyse evde beni bekleyen bir kuzucuk, ben aksam 7’de anca evde oluyorum. Eve gelip kıpırdamadan 1 saat yatmak bile nimet. Şartların farklılığı gibi gebeliğin ilerlemesi de farklı. Belki o yüzden belki bu yüzden bu diğerine benzemiyor bu kesin.


          İnsanların farklılığı ana rahmine düşmesinden itibaren başlıyor bence. Fakültede bize en çok kavratmak istedikleri “ Her birey birbirinden farklıdır. Bireysel farklılıklara çok dikkat etmelisiniz. “ düşüncesiydi. Bunu bir kez daha pekiştirdim. Tuna elbette farklı bir çocuk olacak ablasından. Tekmelerinin şiddeti, niteliği bile farklı. Fabrika aynı ama seri imalat mümkün değil J

Kim Bu Mucizenin Annesi 32. Hafta

 
  Haftanın ilk iş günü doktora gitmekle başladık haftaya. Çünkü beklenen an gelmiş, resmi olarak izni hak etmiştim. Bu haftanın iki önemli olayı var aynı zamanda.

    Birincisi doktor değiştirdim. Gebeliğim kesinleşince bir sonraki doktor kontrolüne kadar karar veririz hangi doktor, hangi hastane seçeceğimiz konusunda diye düşünmüştüm. Urla Devlet Hastanesi, Gaziemir Devlet Hastanesi, Karataş Hastanesi şıklar arasındaydı. Eşim Sağlık Bakanlığı’na bağlı memur. Bulunduğu birim açısından bu devlet hastaneleriyle içli dışlı. Urla Devlet Hastanesi Türkiye’de sadece 5 tane bulunan “ Anne-Bebek Dostu Hastane” unvanına sahip ve ilgili servis hem personel açısından hem de teknik donanım açısından oldukça iyi. Ama bize konum olarak çok uzak. Şehir içi ulaşımla gidebiliyorsunuz elbette ama mesafeyi, gittikçe büyüyen karnı, gebelikten mütevellit basan afakanları hesaba katınca ne yazık ki vazgeçtik. Gaziemir Devlet Hastanesi’ni de ulaşıma dair benzer sebeplerden eledik. Bir de oradaki doktor hiç içime sinmedi açıkçası. Geriye Karataş Hastanesi kaldı ki oradaki doktorlardan benim gitmek istediğim doktorun Bennuşka’yı doğurtan doktor olması, ulaşımın kolay ve rahat olması gibi sebeplerden kararımızı kolaylaştırdı.


      10. Hafta oraya başladım ama orayla ilgimiz 28.hafta bitti. Sona yaklaşmaya başlayınca bu sefer rutin kontrolden ziyade doğum süreci konusunda karar verme aşamasına geldik. Bennuşka’nın doğumunda 2 gece kalmıştık hastanede. Herkes 1 gece kalırken biz niye 2 gün o zaman için anlam verememiştik. Ama çok iyi olmuştu. İlk gecenin sonunda kendi kendime yürüyerek çıkamazdım kesinlikle. Sonradan öğrendim ki sezaryan ameliyatlar “ Açık Ameliyat “ statüsünde sayılmaktaymış bakanlığına göre ve 2 gece kalmak zorunluymuş. Bu demek oluyor ki 1 gece kalınan hastaneler işi kılıfına uyduruyorlar ve bu durum beni çok rahatsız etti. Bir de doğum tarihi konusunda içime sinmeyen durumlar vardı. Sadece bayram tatiline denk geliyor diye 10 gün öncesinden doğurmak istemiyorum. Başka bir doktor fikri almak adına ve izni yazdırmak için Urla Devlet Hastanesi, gönlümüzdeki aslana, gitmeye karar verdik. Doktorla tanıştık, görüştük. Doğumun tarihiyle ilgili çekincelerimden bahsettim. Verdiği cevaplar beni tatmin etti ve orada o doktorla devam etmeye karar verdik.

        İkinci önemli olaya gelirsek Bennu ilk defa Tuna’yı ultrasonda gördü. Bizim oğlan hala gizemli. Kuzucuğum kardeşinin yüzünü, gözünü, yanağını, burnunu göremedi ama onun gördükleri ona yetti. Doktor şurası şöyle, burası böyle deyip gelişimini kontrol ederken Bennuşka kıkırdadı durdu. Doktor Tuna’nın kafasını ölçerken “ Aaa çok komik kihkihkih! ” deyiverdi. Çok hoşuna gitmiş olacak ki muayeneden sonra “ Kardeşin nasıl?”  diye kim sorsa “ Kardeşimin kafası çooook komik! “ dedi J

         Bu iki olayla beraber izin işini de hallettik. Okula bıraktık ve ben artık bedenen özgürüm. Bedenen diyorum çünkü birkaç defa daha okula gitmek zorundayım. Sene sonu not işlemleri var. Son 5 hafta bırakmak zorunda kaldım ama notları kimseye emanet edemem. Ara ara gidip okula halledeceğim inşallah.

          Ailecek koşuşturmaya başlamışken aynı gün bir de okul baktık Bennu’ya. Benim çalıştığım okulun arka sokağında bir anaokulu var. Hep iyi konuşuluyor okul hakkında. Bir de biz bakalım dedik ve bizim de hoşumuza gitti. Başka bir okulun bünyesinde olmayan kendi başına devlete bağlı bir anaokulu. 3-4-5 yaş grupları var. Sabahçı ve öğlenci gruplar var. Bennu için sabah grubunun uygun olacağına karar verdik. Zaten yarım gün sabah beraber çıkar, öğlen beraber gireriz eve. Ön kayıt dönemini beklemekteyiz.

           Tüm bunları bir günde yapınca haftanın geri kalanı nispeten sakin geçti. Tuna'yı görmeye gelenlere verilmek üzere hazırlayacağım hediyelikler için, Bennuşka’dan kalan pembikleri Tuna’ya uyarlamak için çeşitli malzemeler aldım: kumaşlar, renkli tülbentler, keçeler, aksesuarlar. Güzel bir Kemeraltı turuydu. Çok seviyorum Kemeraltı’nda dolaşmayı. Bir nevi terapi bana.


       Haftayı küçük bir kaza ve az biraz hastalıkla kapattık. Bennu düşme, şaşma konusunda bir dünya markası. Evin içinde düştü ve dudağını patlattı. Allah beterinden saklasın tüm bebeleri, çocukları.

15 Haziran 2016 Çarşamba

Kim Bu Mucizenin Günlüğü 31. Hafta

       Geri sayım başladı. En az 4 ay için son çalışma haftam bu hafta. Bennuska'da ikinci dönem 3 hafta çalışıp dükkân kapatmıştım. Doğum iznim bitince de yaz tatili başlamıştı. 6 ay evdeydim toplamda. Eylül’de okula başlamayacak olsam bir " Altın Günü " ne yazılma niyetim vardı. Aşırı dozda evde oturmuştum çünkü. Ne Müge Anlı'sı kalmıştı ne de Esra Erol'u izlenmedik. Bir de düğün organizasyon programı vardı o donem. Rutinlerim arasına girmişti.


8 Haziran 2016 Çarşamba

Kim Bu Mucizenin Günlüğü 30. Hafta

 
    Son düzlüğe girdik artık. Tahmini doğum tarihine 10 hafta kaldı. Doğum iznine ayrılmama da 2 hafta kaldı.

       Artık sandalyede uzun süre oturamıyorum. Bir ders saati bile uzun süre benim için bu aralar. "Kalk dolaş. " diye geçiriyorsunudur bu serzenişimin üzerine içinizden ama ne mümkün A dostlar!

27 Mayıs 2016 Cuma

Kim Bu Mucizenin Annesi Sinem : 29. Hafta

        29.hafta benim doğum günümle başladı. 30 bitti, 31'den yemeye başladım yavaştan. Şu bizim meşhur Türk usulü yaş hesaplamaya göre 31 yaşındayım. Doğar doğmaz 1 yaşında mı oluyor bu çocuk diye başlayan ve dakikalarca devam sohbetlerden hep kaçmışımdır. Anlatamazsın,inandıramazsın çünkü buna inanan kişiyi aksine.

18 Mayıs 2016 Çarşamba

Kim Bu Mucizenin Annesi 28 Hafta


   Bu haftaya kadın doğum rutin kontrolü ile başladık. Her şey yolunda çok şükür. Tuna Beyciğim az önden yol almakta. Bennu bu haftalarda böyle değildi. Ona ne olduysa son haftalarda olmuştu. Tuna'ya ufak tefek kıyafetler almaya başladım. 0-3 ay bedenli kıyafetlerden almasam mı diye düşünmeye başladım açıkçası.

11 Mayıs 2016 Çarşamba

Kim Bu Mucizenin Annesi 27. Hafta

 
       "Dondurmam Kaymak" diye bir film vardı bir ara. Filmin başrolundeki dondurmacı adamın meşhur bir repliği vardı. Tam olarak hatırlayamasam da "Bir cinnet her şeyi halleder." gibi bir şeydi. Bu hafta bir cinnet her şeyi halletti bende de.

1 Mayıs 2016 Pazar

Kim Bu Mucizenin Annesi 26. hafta


26.hafta hizmet içi eğitim ile başladı. Öglenci olarak çalışıyorum. Öğlen 1 civarı dersim başlıyor, akşam 7 civarı bitiyor. Bu saatler arası çalışmak yetmiyormuş gibi bir de eğitim çıkardılar başımıza. Ama itiraf etmeliyim ki mesleğe başladığımdan beri adam akıllı, dolu dolu bilgiler edindiğim tek eğitim buydu.

20 Nisan 2016 Çarşamba

Kim Bu Mucizenin Günlüğü 25.Hafta

        Tuna'yla 280 gün sürecek serüvenimizin 170'li günlerindeyiz bu hafta. Hikâyemiz gerçekten 280 gün sürecek mi acaba?

12 Nisan 2016 Salı

Kim Bu Mucizenin Annesi Sinem 24. Hafta

   
  Tek bedende iki kalbin attığı 24.haftayız. “ İki Canlı “ olarak tanımlanmaktansa “ Çift Kalpli “ olarak tanımlanmak daha güzel, daha duygusal. Hormonların tavan yaptığı bu dönemde romantik şeyler duymak normalden daha etkili oluyor. Bir arkadaşım bu şekilde hitap ediyor bana ve ruhumu okşuyor bu sesleniş.

4 Nisan 2016 Pazartesi

Kim Bu Mucizenin Günlüğü 23. Hafta

        Zaman nasıl da hızlı geçiyor? Bu hafta dahiliye ve kadın doğum rutinlerim vardı. İkisinden de olumlu haberlerle ayrıldım. 

         İlaç repertuvarıma yenileri eklendi. Günlük içtiğim ilaç sayısı beşe yükseldi. Biri sabah kalkar kalkmaz aç karnına tiroid için, biri ortaya karışık tuğla misali kocaman vitamin ilacım, biri magnezyum suda eriyen portakallı içecek niyetine içtiğim, biri yerin dibindeki seviyeler bana el sallayan B 12 ve kapanış demir depolarının kahramanı pembiş hap. Ay anlatırken bile yoruldum içerken nasıl strese giriyorum siz düşünün. Çok özen göstermem gerekiyor kimsenin hatırı kimsede kalmasın.

28 Mart 2016 Pazartesi

Kim Bu Mucizenin Haftası 22. Hafta

        22.hafta anomali taraması da denilen ikinci düzey ayrıntılı ultrason haftasıymış. Doktorum hastane dışında özel bir görüntüleme merkezine yönlendirdi bizi. Aradım, bilgi aldım, ama maddi olarak fazla geldi. Alternatifleri araştırdık. Çok fazla vaktimiz de yoktu. Çünkü bu inceleme 21-22. haftalarda yapılıyormuş. Aldığımız bir tavsiye üzerine devlet hastanesinden randevu aldık.

22 Mart 2016 Salı

Kim Bu Mucizenin Annesi 21. Hafta

   
  Bazı haftalar nasıl koşuşturmalı, nasıl hareketli geçiyorsa bazı haftalar da dingin, sakin, sessiz geçiyor. 21.hafta ikinci şıkka örnek bir haftaydı.

3 Mart 2016 Perşembe

Kim Bu Mucizenin Annesi 18. Hafta: Sonuç

Amniyosentez sonucu 18.haftada çıkacak diye rutin kontrolü bir sonraki haftanın başına almıştım. Sonuç çıkmayınca tabi aldığımla kaldım, sonuçsuz bir şekilde gittim doktoruma. Kilom, tansiyonum, dahiliye doktorumun yaptığı tetkikler kontrol edildi.

26 Şubat 2016 Cuma

Kim Bu Mucizenin Annesi : 17. Hafta

    

  Amniyosentez işleminden sonra günler öncesindeki fırtınalara nispeten daha dingin, daha sakin geçmeye başladı. Daha dikkat eder oldum hal ve hareketlerime. İşlemin risklerinin verdiği tedirginlik devam ediyor.

21 Şubat 2016 Pazar

Kim Bu Mucizenin Annesi : 16. Hafta

 


Neye tutunmaya çalışsak elimizde kalıyor sanki. Amniyosentez yaptıracağımdan ve down sendromu riskinden haberdar olan herkes benimle birlikte araştırma yapmakta. "Geçen gün şunu duydum bak sende de böyle bu iyiye işaret" diye konuşuyoruz, içimize su serpiliyor. Sonra bir şey daha duyuyoruz, içimizdeki su anında buharlaşıyor. Kendimi en başından beri kesinlikle iyiye endekslemedim ki zaten tarzım değil. Hemen her şeyde öncelikle kötüye alıştırırım kendimi. İyiye herkes kolay adapte olur. Önemli olan kötüyü göğüsleyebilmek.

10 Şubat 2016 Çarşamba

Kim Bu Mucizenin Annesi 15. Hafta : Karar Almak


         (Geçen haftaki yazı içi tıklayın.) Doktorumuz düşünmek için yaklaşik 10 günümüz olduğunu söylemişti. Cünkü amniosentez denilen işlem 16.-18.haftalar arası yapılıyormuş ve bebeğin içinde yaşadığı amniotik sıvının bebekle ilgili sahip olduğu maddelerinin olgunlaştığı haftalarmış o haftalar.
Geçen hafta ikili tarama testinin yüksek riskli olduğunu öğrendiğimiz gün perşembeydi.

2 Şubat 2016 Salı

Kim Bu Mucizenin Annesi 13-14 Haftalar- 2'li Tarama Sonucu

         13.hafta oldukça sakin geçti. Bir önceki hafta yapılan tiroid ultrasonu ve rutin dahiliye kontrolü için dahiliye doktoruma gittim. Aç karına bir tüp kan verdim, tiroid değerlerime bakılması için. Ertesi gün sonuçların hepsi olması gerektiği gibi sorunsuz çıktı. İkili tarama testinin sonucuysa o hafta hala çıkmamıştı. İlk gebeliğim hiçbir sıkıntı olmamıştı. Bu seferde sorunsuz çıkar diye tahmin ediyordum. 

       14.hafta rutin kontrol vardı. Göbeğim yavaştan kendini belli etmeye başladı. Dikkat çekiyorum artık. Bu sebeple önce bir bakış göbeğe sonra bir soru bana : Cinsiyeti belli mi?  Bu ay ki kontrolde gösterir diye içime doğuyordu. Nitekim de öyle oldu ancak başka bir haber gölgeledi bu haberi. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...