12 Nisan 2016 Salı

Kim Bu Mucizenin Annesi Sinem 24. Hafta

   
  Tek bedende iki kalbin attığı 24.haftayız. “ İki Canlı “ olarak tanımlanmaktansa “ Çift Kalpli “ olarak tanımlanmak daha güzel, daha duygusal. Hormonların tavan yaptığı bu dönemde romantik şeyler duymak normalden daha etkili oluyor. Bir arkadaşım bu şekilde hitap ediyor bana ve ruhumu okşuyor bu sesleniş.

       2 hafta önce İzmiranneleri kurucusu Sibel TÜRSEN ve Kent Sağlık Grubu’nun ortak çalışması sonucunda ortaya çıkan “ Doğanın Mucizesi: Doğal Doğum “ seminerine katıldım. Hilton Oteli’ndeydi seminer. Doğal doğuramayacağım ( bu başka bir yazısı konusu ) ama izlemek ve bilgilenmek hoşuma gidiyor.  Seminerin konuşmacıları hepsi işinde uzman, oldukça donanımlı, bilgili insanlardı. Bennu’ya hamileyken bol bol araştırma yapmış, çeşitli blogları, forumları hatmetmiştim. Bu sayede bilgi hazinem gelişmişti. Bu sebeple seminerde anlatılan bazı bilgilere aşinaydım. Ancak bazılarına da bir o kadar yabancı.

        Doğum bir mucize. Bebek geleceği sinyalini verip vücudun hazırlanmasını sağlıyor. Seminerin moderatörü Prof. Dr. Namık DEMİR, semineri açarken doğumun tarihçesinden bahsetti. Doğum eski zamanlarda sadece ebelerin tekelinde olan bir olaymış. Gizli yapılırmış. Doğum olayına şahit olmak isteyen doktorlar ebelere para ödeyip öyle girerlermiş doğumlara. Zaman ilerledikçe doktorlar da dahil olmaya başlamış doğumlara. Günümüzde ise rollerin ağırlıkları değişmiş. Doktorlar başrolde ebeler başrol yardımcısı. Ebelerin başrollerde olduğu eski zaman doğumlarında müdahale hiç yokmuş. Şimdilerde müdahalesiz doğum için bir sürü para ve emek harcayanları görüyorum. Doktorlar ne kadar söz sahibi olursa o kadar müdahale oluyormuş doğum sürecinde. 

        Prof. Dr. Namık DEMİR’in açılış konuşmasından sonra Opr. Dr. Nihal Danaoğlusöz aldı. Nihal Hanım gerçekten ilginç bilgiler paylaştı bizimle. Pür dikkat dinledim onu çünkü daha hiç duymadığım, okumadığım bilgilerdi. Doğal doğumda gerekli şartlarla başladı konuşmasına. Bunlar :

·         Eğitim: Doğuma bilgilenerek hazırlanmak çok önemli. İnsan bilmediğinden korkar. Devlet hastanelerinde, özel hastanelerde, özel merkezlerde doğuma hazırlık kursları mevcut.

·         Güven: Öncelikle gebenin kendine güvenmesi gerekir. Yapacağına inanırsa ilk ve en büyük adımı atmış olur.

·         Mahremiyet: Özel anlar her zaman mahremiyetle yakından ilişkilidir. Çok gürültülü, ışıklı ya da kalabalık bir ortamda ne dikkatinizi toplayabilirsiniz ne de o özel ana konsantre olabilirsiniz. Bir gebe için en özel an kavuşma anıdır. Bu sebeple doğum başladıysa mahremiyeti sağlamak en önemli basamaktır.

·         Hareket Özgürlüğü: Başlayan doğum süreci boyunca gebe yatağa bağlı kalmak istemez. Gelen dalgaları bele yapılan masajlar vb. yöntemlerle atlatarak süreci kolaylaştırır.

·         Zamana Saygı: Bebek ne zaman isterse o zaman gelecektir. Gebelik başlangıcında tahmini doğum tarihi 40.haftaya girildiği gün olarak verilir ama şartlar müsaitse gebe ve bebe sağlık açısından iyi durumdaysa 42.haftaya kadar beklenebilir.

·         Sürekli Fiziksel ve Zihinsel Destek: Hep destek tam destek : ) Fiziksel destekten kasıt sancıyı hafifleten çeşitli müdahaleler. Zihinsel destek ise o an yanınızda sizi stresten, telaştan uzak tutacak, sizi sürece olumlu hazırlayacak birkaç kişininin varlığıdır.
        
       Nihal Hanım bunları aktardıktan sonra doğumda etkili rol oynayan hormonlardan bahsetti. Bunları ilk defa duymuştum o an. Oldukça ilginç hormonlar şunlar:

·         Oksitosin: Doğumda rol alan hormonların anası kendisi. Suni sancı dedikleri şey de bol bol oksitosin içeren bir ilaçmış. Doğal yolla vücuda salınanla dışardan verilen oksitosin arasında farklar da var tabi. Sevgi, aşk hormonuymuş. Doğum sonuçlanınca bebeyle anne ten tene temas ile buluşunca prolaktini devreye sokarmış. Prolaktin de sütü yapan hormon.

·         Melatonin: Bu hormon vücudun biyolojik saatini ve ritmini hazırlarmış. Karanlıkta daha çok salgılanırmış. Mahremiyet noktasında loş ışıkta kalmak bu hormon içinde olumluymuş.

·         Endorfin: Keyif ve mutluluk veren hormondur. Doğal ağrı kesicidir. Salgılandıkça gebedeki ağrıyı, sızıyı kesermiş. Doğumun sonuna kadar keyif verirmiş. Doğru ve kesintisiz salgılanırsa bir nevi gebenin kafası güzel olurmuş : ) Doğumdan sonra sütle beraber bebeğe de geçer ve bebeği sakinleştirirmiş. 

·         Adrenalin: Bu hormonun azı karar çoğu zarar. Kaç-Dövüş hormonuymuş adı. Korku adrenalin salgılanmasını arttırırmış. Bu da oksitosinin olumsuz etkilermiş. Başka bir deyişle ortamın sakinliği, mahremiyeti ne kadar azalırsa gebe o kadar korku hissedermiş. Dolayısıyla doğumu, rahim açıklığını, bebeğin doğum kanalına yerleşmesini olumsuz etkileyen gelişmeler yaşanırmış. Sonra da çokça duyduğumuz bilmem kaç saat sancıdan sonra sezaryen olan gebelerin durumu ortaya çıkabilirmiş. Bu hormon bebekte de salgılanırmış ve doğum sonlanınca anneyle ten tene temas ( 3T ) sağlanınca bebekteki adrenalin düşermiş.

      Semineri sonuna kadar dinleyemedim. Evde beni bekleyen bir bebe olduğundan ne şişi yaktık ne kebabı. Dinleyebildiğim kadarıyla ufkumu genişleten bu bilgiler oldu. İzmiranneleri ekibinden bu tarz bilgi ve deneyim dolu seminerler her zaman düzenleniyor. İzmir’de yaşıyorsanız mutlaka takip edin.

       24. hafta şeker yüklemesi yapılan bir hafta.  Benim genetik olarak da ufaktan bir şeker problemimin olması ve ilk gebeliğimde gestasyonel diyabet teşhisi konulduğundan başından beri şekerle ilgili önlemler alınarak bu haftaya geldik. Dahiliye ve kadın doğum doktorlarım yükleme yapmaya gerek olmadığını söylediler. Çünkü şeker hikayem konulan teşhisle kesinleşmişti. Sağlık ocağındaki ebe ise bir veri girmesi gerektiğinden bahsetti. Yükleme yapılmadıysa “ Hemoglabin A1c “ değerini girmesi gerektiğini söyledi sisteme. Bu değer kan tahlili ile belirleniyormuş. Geriye dönük 3 aylık şeker tahliliymiş. Dahiliye rutinlerim yapılırken ona bakılmış. Oradan değerimi aldı ve sisteme girdi. 

       Çok şeker bir gebeyim ve çok şeker bir bebeye sahibim. Birincisi de öyleydi tadından yenmez, bakalım bu nasıl olacak?
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...