31 Aralık 2015 Perşembe

Sevdim Seni 2015

2014'den 2015'e geçerken, içimde heyecan, panik, ben yapacağım vardı. Arkamda dostlar bıraktım. 
2015 beni çok korkutmuştu beni. Ah be 2015 bu kadar çok seni seveceğimi bilseydim ne güzel kutlardım gelişini. 

Tanrı demiş ki "Yahu ben bu kuluma ne yapsam da beni daha çok sevsin, bana şükretsin, sakinlesin". İçime 2014 de Burak'ı düşürmüş. 2015'de kucağıma konduru verdi. Bir baktım ki ahanda ben çok seviyorum. Daha yakışıklısı yok bu dünyada. Öyle sakin ve huzur dolu ki ailecek, ona bakıp gülümsüyoruz. Hayat bilgisi kitaplarında "Anne, baba ve iki çocuktan oluşan aileye çekirdek aile denir." Yazardı. İşte o aile biziz. Bol tuzlu çiğdem gibi, yazın soğuk karpuzun güzel çekirdekleri gibi yaptı oğlum bizi. Kucağıma konduğu an ne endişe kaldı, ne korku, ne keder, içimi dolduran huzurdu. 


Kızım büyüdü, bana sarıldı. Zor günler geçiriyorum gibi gelirken bana, beni hiç bırakmadı. Küçücük omuzlarında beni bile taşıdı. Alttan aldı, konuşmadı ya da hiç durmadan konuştu. Bir günde abla oldu. Sevginin kendisi oldu. Gelecek günlerin en güzel habercisi olup sevgi pıtırcıkları olduk.


Baktım günler geçiyor hoş çılgın iki kadın giriyor hayatıma. Bir baktım hep yanımdalar. Biri sağımda biri solum. Ben deliriyorum dediğim an kapıyı çaldılar. Ben korkuyorum dedim bizde dediler. Ben ne yaşasam yaşadılar. Hiç çıkmayın hayatımdan. Yoksa Burak'ın tırnaklarını kim kesecek? 



Bu hayata iki kârım oldu. Biri süt kızım, biri süt oğlum. Kızımla oğlum bana onları getirdi. Bu seneki karım süt oğlum. Minik burunlu, uykusuz, kucak sevdalısı, meme meraksızı oğlum.  


 
Sonra katmerlendi dostluklar Hilal ve Nur. Gün içinde haber alamazsam ne oldu ki? Ege, Derin, Deniz iyi mi? . Yeni merak konularım oldu. Giderek büyüyor Süt Anne blog ailem sayelerinde. Cesaretleriyle güven verdiler. İçimde kendime söyleyemediklerimi söylettiler bana. Seviyorum sizi! iyi ki varsınız. Yoksa bu blog ve ben ıssız olurdum. 


Blogum büyüdü. Dışarı açıldım. Kendimi anlattım. Ne yaptığımı bağıra bağıra söylemeye başladım. Tebrik aldım. Atv haber, Milliyet, İha, Yeniyüzyıl, Yeniasır, İlk Ses beni haber yaptılar, daha çok aileye ulaştım. Yaptığımın ne doğru olduğunu anladım. Hoş kimden çekiniyormuşum bende bilmiyorum? Belki de kendimden! Yorulmak yok dedim kendime 2016 da dahada sarılacağım klavyeye.




Hayatımda hep daim olanar var ki! Biliyorum beni hiç bırakmayacaklar! Kardeşim, Neslihan, Cem,Nurcan, Simay, Sinem! Hep oradalar. Karanlıkta parlayan yıldızlar. Sizede mutlu yıllar!

Ne cesur yılsın 2015 ya! Çok sevdim seni gitmesen! Açaydım kollarımı gitme deseydim sana! Olmaz mı? 

Neyse biliyorum daha umutlu daha huzurluyum bu yıl! Gel über 2016 gel! 2015'in bıraktığı güzel meltemle sürükle bizi. Sev bizi sevelim seni!






30 Aralık 2015 Çarşamba

Hilal'in Mucizesi Kız mı? Erkek Mi?


Eve girdiğimde beni maviş gözleriyle karşılayan  boncuğum ilk önce ellerime bakıyor..

"ANNE !!! Ojeee sürmemişsin!"

Bu nasıl bir iç güdüdür? 2 yılın hangi anında bir kız çocuğu bunları öğrenmiş olabilir? Bu kadar çok nasıl bilinir?

"ANNE! Sen gelin olmuşsun!"

"Evet anneciğim olmuştum."

"ANNE!!! Ben de gelseydim."

28 Aralık 2015 Pazartesi

Kim Bu Mucizenin Annesi 9. Hafta

   


7.hafta keseyi görüp kalp atışını duymak için doktora gittiğimizde doktor tahlillerimi de kontrol etti. Gebelik başlangıcında yapılan tüm tahlilleri yaptırmıştım ikinci gebelik testini yaptırırken.

25 Aralık 2015 Cuma

Bursa'da Süt Anne Aranmakta!



Merhaba,
Bursa'da küvezde yatan bebekler için anne sütü aranmaktayım.
Sütü bol olan anneler bize ulaşırsa çok seviniriz.

Süt Anne
Açelya

23 Aralık 2015 Çarşamba

Süt Annelik Sistemi Nasıl İşliyor


Merhaba,

Fazla sütünü bağışlamak yani süt anne olmak isteyen annelerle, sütü az ya da olmayan anneleri nasıl tanıştırdığımı size anlatmak istiyorum. 

Öncelikle sütü çok olan anneler ve sütü az olan ya da olmayan anneler FacebookTwitterInstagram  üzerinden veya mail yoluyla bana ulaşıyorlar. 

Ben onlara bazı sorular soruyorum. Başlıcaları şunlar;

Bebeğin tam doğum tarihi,
Bebeğin adı- cinsiyeti,
Oturdukları Şehir - Semt,
İletişim bilgileri.

Sonra bazı spesifik sorularım oluyor.

Sütünü bağışlamak yani süt anne olmak isteyen anneye, istenirse bağışıklık testi yaptırıp yaptıramayacağını soruyorum. Cevabına göre konuşmamı yönlendiriyorum. Aslında bu soruyu, yaptırmam diye yanıtlayan bir bağışçı anneyle karşılaşmadım. 

Bağışlanan sütü almak isteyen anneye bağışıklık testi isteyip istemediğini ve istediği taktirde bu testin maliyetini karşılayıp karşılamayacağını soruyorum. İstedikleri taktirde, maliyeti karşılamam diyen bir anneyle de daha karşılaşmadım. 

Sonrasında kendilerine uygun anne ve bebek olup olmadığına bakıyorum. İlk baktığım kriter ailelerin birbirlerine yakın oturup oturmadıkları. Uzak şehirlerde yaşıyorlarsa sütlerin taşınmasında sıkıntı oluyor. O yüzden aynı il, hatta aynı ilçedeki anneleri tanıştırmaya çalışıyorum.

Aslında dikkat ettiğim en önemli şey, bebeklerin aylarının uyumlu olması. Çünkü anne sütü ay ay değişiyor. O yüzden imkânlar el verdikçe birbirlerine uygun aylarda olmasına dikkat ediyorum.

Sonra tabii ki ailelerin istekleri doğrultusunda cinsiyetlerine önem veriyorum.

Eğer birbirlerine uygun aile bulduysam ailelerle görüşüp birbirlerine isimlerini ve telefonlarını veriyorum ve ben aradan çekiliyorum. Bundan sonrasındaki her şey, ailelere kalmış durumda. Aileler tanışarak nasıl görüşeceklerine ve süt alışverişini nasıl yapacaklarına karar veriyorlar.

Büyük şehirlerde süt anne bulmak daha kolay oluyor. Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi. Bazen anneleri bekletmek zorunda kalıyorum. Bunun sebebi, bulundukları ilde sütünü vermek isteyen ya da anne sütü almak isteyen anneler bulamamam. Uygun anne bulduğumda hemen dönüş yapıp tanışmalarını sağlıyorum.

Şunu özellikle belirtmeliyim ki ailelerin bana verdikleri bilgileri kayıt altına alıp kesinlikle kimseyle paylaşmıyorum.

Herhangi bir sorunuz olursa FacebookTwitterInstagram  üzerinden veya mail yoluyla bana ulaşabilirsiniz. Size seve seve cevap veririm. 

Şimdiden Süt Anne olmak istediğiniz ya da bebeğinizi anne sütüyle beslemeye çalıştığınız için teşekkür ederim.

Sevgilerimle,
Süt Anne Açelya Görgü

O An Ben Ben Değilmişim

Neşeli kelebek değiliz bu ara. İki çocuklu hayata hemen adapte olamıyormuş insan. İlk çocukta 40 gün dolduktan sonra bir ağırlık iniyor ama ikinci çocukta olmuyormuş. Belki yaş aralıkları az olduğu için bir kaos ortamındayız. 

Anlatayım diye uğraşıyorum olmuyor. Çünkü her gün yeni bir trajedi yaşıyoruz. 

Geçen gün SlingoMom'ın 2 yaş krizleriyle ilgili yazdığı okudum. Beni anlatıyor dedim. Sonra yorum bölümüne dökülmeye başladım bir anda. Parmaklarımla duygularım beni aradan çıkartıp ne var ne yoksa döktü.

21 Aralık 2015 Pazartesi

Kim Bu Mucizenin Annesi 8. Hafta


Bu haberi yavaş yavaş yaymaya başladık artık. Önce iş yerindekiler öğrenmeye başladı. Gebelik durumuyla ilgili olarak bazı muafiyetlerim oldu. Sağ olsun amirlerim kolaylıkla hallettiler. Yalnız ikinci testi yaptırdığım günün raporunu teslim ederken öğrenen amirlerimden birinin yüz ifadesini hatırladıkça gülüyorum hala. Raporu verdim. Geçmiş olsun dedi. Ben de gülerek size de geçmiş olsun dedim. Anlam veremedi tabi. Sonrasında raporun verildiği polikliniği gösterdim: gebelik polikliniği. Yüzü bir değişti, şaşırdı. Benim açımdan sevindi kendi açısından – benim tahminime göre – üzüldü. Birkaç dakika için de duygu seli yaşadı resmen. Önce eyvah eyvah dedi, sonra hayırlı olsun diyebildi. Eşimin iş yerinde de böyle bir sorun ve etkileri var bu aralar. Bu bir sorun mu o da tartışılır. Eşimin bağlı olduğu müdürlerden biri etrafımda gebeler oldukça stresten ben de şişiyorum diyormuş.

Süt Anne Aranıyor!!


Merhaba,

Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya 'da
anne sütüne ihtiyaç duyan bebekler var. 
Sütü bol olan anneler bizi 
duyun.

Muğla da sütü bol olup bağışlamak isteyen bir anne var. 
Anne sütüne ihtiyacı olanlar bize ulaşsın!! 




15 Aralık 2015 Salı

Anne Hasta Olunca Hayat Nane Limonlu Olur

Bir evde anne hasta olunca o evin yaşam kalitesi düşür. Anne iyi değilse, kalkamıyorsa kimsenin istekleri karşılanmıyor demektir.

İşte bizim evde bu durum yaşanıyor. Dün akşamüstü bir anda midem bulanmaya başladı. O saate kadar yediğim herşey fazla geldi. Sonuç istifra. Hemde bitmeyen arka arkaya gelen mide bulantılarıyla devam etti. Ayakta duramayacak hale gelinceye kadar sürdü

14 Aralık 2015 Pazartesi

Kim Bu Mucizenin Annesi 7. Hafta


Hamileliğim ilk ayları her zaman garip bir tedirginlik ile geçer. Kanıtlanmış olarak hamilesin. Teoride var olan bu bilgiliyi pratikte de arar durursun. Akla gelen ilk pratik kanıt tekmelerdir. Ama yanılırsın. Dur bakalım büyüklüğü bir yeşil zeytin kadar olan minnoş nasıl tekmelesin, tokatlasın seni.

10 Aralık 2015 Perşembe

Süt Anne Blog Atv Haber'de

Mutluyum, heyecanlıyım. Atv gibi bir kanalın haber bülteninde kendimi görmek, beni gururlandırıyor.

Süt Annelerden umutluyum.

Yaşadıklarıma ortak olan herkese çok teşekkürler.

Hadi haberi izleyelim birlikte :)



7 Aralık 2015 Pazartesi

Çocuklarım = Süt Sağmak = Süt Anne = Süt Çocuklarım

video
Süt sağmak o kadar meşakkatli, o kadar yorucu bir iştir ki yaşamayan anlayamaz. Çok basitmiş gibi gelir. Oturuyorsun ya sağarken hiç bir şey yapmıyorsun zanneder insanlar. 

Halbuki sen çok mesai harcıyorsundur. Bebeğinle oynayacağına, bebeğin uyurken uyuyacağına makinanın başına oturup bu sesi dinlersin. Gece memelerin şişer kalkıp sağman gerekir. Hep aç uyanacak bir bebek vardır.

4 Aralık 2015 Cuma

Kim Bu Mucize'nin Annesi : 6. Hafta


Zor geçen bir haftanın ardından hastaneye gittim. Doktor iki gün demişti ama ben klasik türk mantığı garanti olsun diye bir hafta bekledim.

Gebe polikliniğe giriş yapıldı. Gebelik testi ile birlikte gebelik başlangıcında yapılan tüm tetkikler yapıldı. Kan vermek için işlemleri yapan kişi genelik testinin sonucunu gün içinde, diğer testlerin sonuçlarının bir hafta içinde alabileceğimi söyledi. Bununla beraber tutuşturdu elime 5 tane tüp.

26 Kasım 2015 Perşembe

Hilal'in Mucizesi : 15. Hafta


Artık kendimi daha iyi hissettiğim doğrudur...15. haftanın verdiği rahatlık artık iyice hissediliyor.

Ağrılarım, uyku ve yorgunluk hallerim çok şükür geride kaldı. Hamileliği kabullenişim ve bebekle aramızda ki bağda hızla gelişiyor. Bazen kendimi onunla konuşurken buluyorum. Bizim ev fazlasıyla gürültülü olduğundan aslında çok fazla yalnızlık hissettiğini sanmıyorum miniğin.

Akşamları da bu gürültünün kendisine verdiği keyif ya da rahatsızlık (ne olduğunu bilemediğim) hali bana epey yansıtıyor. Doktorlar henüz bizi duymadığını söylese de hissetmediğin konusunda kesin bir bilgi yok. Ben senin de bizi hissettiğine inanan duygusal bir anneyim.

Ankara'da Süt Anne Olmak İsteyen Var!

Merhaba,

Ankara'da süt anne olmak isteyen bir anne var. Bir kaç güne verebilecek bir bebek bulamazsak sütlerin eski tarihlileri atmak zorunda kalacak. 

Sizden haber bekliyoruz. 

Açelya 

24 Kasım 2015 Salı

Kim Bu Mucize'nin Annesi 5. Hafta

Bazı kadınlar, hamilelere nazar değdiğine inanır. Bir süre kimseye söylememeye çalışır, saklarlar. Çünkü anne karnındaki bebeğe 12. haftaya kadar ne olacağı belli olmaz. Allah korusun bebeğe bir şey olursa çevresindekilere bu durumu nasıl anlatacağını bilemezler. Her insana aynı acıyı anlatmak daha da yorar insanı. Bende o kadınlardanım.

Yeni gebelik günlüğü başlıyor blogta ama annenin adı 12. haftaya kadar saklı! "Tüü! Tüü! Maşallah!" diyoruz ve başlıyoruz.




Farklı başladı bu sefer herşey. Her gebelik birbirinden farklı derlerdi. Açelya'nın gebeliğinde iyice anlamıştım. Benimkinin de başlama şekli bunu destekler şekilde oldu. 

İlk gebeliğimde adet tarihim tam bir hafta geçikmişti, yolcunun yola çıktığını öğrendiğimde. Eczaneden gebelik testi almıştım. Damlatır damlatmaz çift çizgi çıkmıştı. Ertesi gün doktora gidip keseyi görünce anladık ki orta katı kiraya vermişiz. 

Bu olumlu tecrübeye güvenerek test yaptım dördüncü günde. Gecikti ya, yeterli diye düşündüm. çift çizgi çıktı, biri silik. Tamam işte haklı çıktım, hamileyim. Yanılmamışım. Ertesi gün doktora gittim alabildiğim en erken randevu saatiyle. Doktor ultrason ile baktı. Hayal meyal gördü keseyi. Normal diye düşündüm. Çok küçük olmalıydı hesaba göre. Garanti olsun diye kan testi istedi yine de. Verdim kanı. İlk bekleyiş böyle başladı. 

Kan sonuçları geldiğinde sonucun haftasına uygun olmadığını söyledi doktor. Klasik doktor tavrıyla en kötü senaryoyu da ekledi açıklamalara. Sonuca göre geç döllenme ya da kese bozuk. 

Haydaa bu nereden çıktı şimdi?!

Araştırdım, ebe arkadaşlarıma sordum, hislerine güvendiğim kişilerle fikir birliği yaptım. Hepsinden çıkan sonuç benim acele ettiğim ve artık biraz olsun bekleyip daha güvenli sonuca ulaşmam yönündeydi. Bende dinledim hepsini başladım beklemeye. 

Ege+1: Işığım ve Gölgem



 Ben hep öğretmenlerime hayrandım. Karşımda muazzam bilgi birikimleriyle ve Atatürk sevgileriyle dururlarken hep imrendim onlara. Onların bana gösterdiği bilginin ışığından yürümeye çalıştım hep. Bugün artık eğitim deyince aklıma ilk düşen Ege elbette ki

Özel eğitime ilk başlayacağımız günlerde karşımıza nasıl bir öğretmen çıkacağına dair çok ciddi endişelerim vardı. Oğlumun şansından olsa gerek çok iyi bir öğretmen çık karşımıza. Eğitime başladığımızda Ege 9 aylıktı. Öğretmeni, dersler boyu alkış yapsın, bir kere ‘cee eee’ yapsın, önce ses taklit etsin, sonra kelime söylesin diye dakikalarca uğraştı. Şimdi Ege 33 aylık; artık taklitleri, kelimeleri söylemeyi öğrendi. Şimdi renkleri, şekilleri öğrenmeye çalışıyor. Tüm bunları yaparken öğretmeninin bir kere sıkıldığını, yorulduğunu, Ege’nin kendisinin istediği hiçbir şeyi yapmamasına rağmen bir kere pes ettiğini, suratının asıldığını görmedim. O hep aynı ilgi, dikkat ve güler yüzüyle, pes etmeden, farklı öğretim yöntemleri deneyerek Ege’ye ulaşmaya çalıştı. Başardı da! Kimisi uzun zaman ve emek gerektirse de Ege, öğretmeye çalıştığı tüm becerileri bir bir öğrendi ve öğrenmeye de devam ediyor. 

23 Kasım 2015 Pazartesi

İzmir'e Gelişim Tam 9 Sene Oldu


9 sene önce bugün İzmir'e yerleştiğim ve yarı zamanlı İzmir'li olacağımın başlangıcını yaparken hiç bu günlerimi hayal etmezdim.


 2003'te çıktım evden üniversite macerasıyla. 2005'te İzmir'de iş denemem devam etti. Bir şey anlamadım. Şirket kapanıp yaz gelince bende Akçay'a dönüp güzel bir yaz tatili yaptım. Tatil bitince kariyer planları yapmaya başladım. 

Öğrencilikte yalnız yaşamıştım ama bu sefer farklıydı. Param olacaktı, ailemi bağlı kalmayarak yaşayacaktım. Tam anlamıyla hayatta yalnız olacaktım. Ayyy ne güzel olacaktı.


Bakınca çok komik geliyor. Tam yeni mezun aklı. Yarım akıl! 

11 Kasım 2015 Çarşamba

Pipisel Sorunlar : Gömük Pipi


Dün dediğim gibi pipisi çabuk iyileşti Burak'ın. (Penis yazmak garip geldiğinden pipi diye yazıyorum. Sonuçta bamya kadar bahsettiğim organ) Ama yinede garip bir şeyler olduğunu hissediyordum. Çünkü düğme kadar görünüyordu. Nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama garip duruyordu işte. Gövdesi olmayan mantar gibi.

 Bir bakın dediklerimde "Sorun yok. Böyle oluyor." diyorlardı. Dokunmaya da çekiniyorum, canını acıtacağım diye. Ta ki geçen gün arkadaşlarıma gideseye kadar ellemedim.

10 Kasım 2015 Salı

Sünnet İşleri



Burak benim anne tarafından, 20 yıl sonra gelen ilk erkek. Yani heyecanla beklediğimiz bakmaya doyamadığımız bir canlı olacağı belliydi bizim için. 

Sünnet deyince aklıma birkaç şey geliyor. Büyük kuzenlerimin yaka paça tutulmuş hâlde, gözleri yerlerinden fırlamış birkaç fotoğrafı canlanıyor gözümün önünde. Sonra ailemizin üçüncü erkeği olan kuzenimin altı yaşındaki sünneti geliyor. Çocuk üç delikten işiyordu. Izdırap içinde "Anaaa" diye bağırışını ve bizim çaresizce onu izlememizi hatırlıyorum. Onun düğününde ailemdeki tüm büyükler, zil zurna sarhoş olup, "Onun arabası varrrr." şarkısıyla oynamışlardı. Kuzenim de kocaman yatakta Rama kutusuyla oturuyordu. Teyzem başından hiç ayrılmamıştı ama çocuk kendi eğlencesini ağlayarak geçirmişti. 

5 Kasım 2015 Perşembe

Uyku Planları A - B

İki çocuklu hayatı yaşarken karı koca birbirimize vakit ayırmaya çalışıyoruz. Ne kadar organize olup çocukları uyutursak o kadar çok birbirimizle vakit geçiriyoruz.

Klasik olacak ama karı koca olmanın ötesinde birbirimizin en sıkı dostuyuz. Milletin ayıplayacağı ya da dalga geçeceği gün içinde yaşadığımız şapşallıkları kahkahalarla birbirimize anlatıyoruz. Yoğun bir dedikodu gündemimiz varsa çekirdek çitleyerek birbirimize "Hadi canım! Yuhh! Öyle mi yapmış?" efektleri vererek dedikoduya hayat veriyoruz.

2 Kasım 2015 Pazartesi

Annem Bana Kızıyor


Bu ara Ecem'le aramızda bazı diyaloglar geçmeye başladı.

"Ecem!! Kızıyorum ama onu bırak!" gözlerimi aça aça söylüyorum. 

Ecem "Bırakmıcam! Benim! Elleme!" yüzünü buruştura buruştura söylüyor. 

En sonunda benim sesim yükselip tavan yapıp kızgın bir ifade ve bakışla harekete geçip "ECEM!!!!" diye bağırıyorum.
O anda donup bana bakıyor. Gözleri doluyor. En yakınındaki müttefikine gidip (bu duruma göre ailedeki herhangi biri olabiliyor)

"Annem bana kızıyor" diyor.

27 Ekim 2015 Salı

Ege +1 : Ekim Ayı Down Sendromu Farkındalık Ayı Farkında Mısınız?

Ege+1: Down Sendromu Farkındalık Ayı

Ekim ayı, Down sendromu FARKINDALIK ayı.

10 Ekim’de yaşadığımız felaketten sonra Down sendromu konusundaki farkındalığımızın ne kadar hükmü kaldı diye düşünebilirsiniz belki. Farkında olmamız gereken çok daha acil konular var, doğru. Ama acısıyla tatlısıyla hayat devam ediyor. Çocuklarımız büyümeye devam ediyor ve eğer biz onlara güzel bir ülke bırakmak istiyorsak onları doğru şekilde yetiştirmeye de bir yandan devam etmek zorundayız. AnKARA’da yaşanan patlamadan sonra bu yazıyı yazmak benim için de hiç kolay değil emin olun. Ama yapmazsam başta oğluma ve bugüne kadar koşulsuz şartsız, severek ve isteyerek savunduğum Down sendromu camiasına bir anne olarak haksızlık etmiş olurum diye düşünüyorum. O yüzden Ekim’in sonuna yetiştirebilmiş olsam da bu yazı bir FARKINDALIK yazısı.



20 Ekim 2015 Salı

Hilal'in Mucizesi: 10. haftası - Merhaba Çilek

Merhaba Çilek Bebek!


Beraberliğimizin 10. Haftasındayız. Bu hafta organlarının tamamının şekillendiğini söylüyor uzmanlar. Artık embriyo da değilsin üstelik. Gelişimin o kadar hızlı ki ben okumalara araştırmalara yetişemiyorum. Okuduklarım beni adeta hayrete düşürüyor. 10 haftada bu kadar büyük gelişim göstermen akılla izah edilebilir değil.

19 Ekim 2015 Pazartesi

En İyi Okul Eve Yakın Okul


Ecem okula başladı. Ve hayatımıza yeni kavramlar, ağlamalar ve kavgalar eklendi. Okula gönderme konusunda kararsızdım. "Erken mi?"" Evde idare edebilirim." "Biz bunu başarabiliriz." falan deyip kendi kendimi oyalıyordum. Hamileyken "Okula gideceksin. Büyük çantan olacak. Sırtına takacaksın." diye anlatıyordum. O da her gelene "Ben abla oldum. Okula gidecem." diyordu.

14 Ekim 2015 Çarşamba

İstanbul'da Süt Anne Olmak İsteyen Var!




Merhaba,
İstanbul Bahçeşehir'de çok sütü olan anne var. 

Sütlerini bağışlamak istiyor.

Sütlerle ilgili bilgi için mail : sutannne@gmail.com 

12 Ekim 2015 Pazartesi

Hilal'in Mucizesi : 9. Hafta


Merhaba minik mucizem... Merhaba yeni nefesim.. Merhaba huzurumun yeni meyvesi...

O kadar çok şey var ki sana söylemek istediğim ama hiç bir kelime yetmiyor karşılamaya gelişini.

Doktorun odasında ilk kalp atışlarını duyduğumda sanki ayaklarım yerden kesildi. Gerçekten oradaydın. Babanda ben de sanki o anı ömrümüzde ilk kez yaşamıştık. Oysa Derin ve Deniz de aynı anları yaşayışımızın üzerinden çokta zaman geçmedi. Ama anlıyorum ki her birinizin heyecanı her birinizin içimde ki hissi farklı olacak.

10 Ekim 2015 Cumartesi

Lohusa Halleri # 6 : Kardeş Şart Mı?


Son bir kaç gündür "Kardeş şart mı?" sorusunu soruyorum kendime. İnternette çok çocuklu annelerin hashtaglarını görüyorum. Konu komşu "Amann iyi ki yaptın. Ne güzel kardeşi var" diyor.

Diyeceksiniz ki bu soruyu sormak için geç kalmadın mı?

Kaldım.

Mucizem aniden gelince buna kafa yormaya gereksiz bulmuştum kendimce. Düşünüp düşünüp istediğim sonuca ulaşmazsam bunalmaktan korkmuştum. İstemediğim sonuçla nasıl başa çıkacağımı bilmiyordum.

2 Ekim 2015 Cuma

Süt Anne Hikayeleri : Prematüre Anne Evrim Çakıcı'nın Süt Anne Tecrübesi


Bir Süt Anne hikayesi

Sevgili Açelya süt annelik tecrübelerini yazmamı istedi. Bende  içimden geldiğince anlatmaya çalıştım.. İlk defa yazıyorum bu deneyimimi..

İtiraf etmeliyim ki; Annelik serüvenimi hayal ederken, hiç ‘’ Süt Anne ‘’ kavramı ile tanışacağımı düşünmemiştim.
Zaten benim Annelik serüvenimde yaşadıklarım hayal ettiklerimle hiç aynı olmadı.. En azından ilk 4 yıl için böyle olduğunu söyleyebiliriz. Kader hepimize farklı roller biçiyor çoğu zaman.


30 Eylül 2015 Çarşamba

İzmir ve Çevresinde Süt Anne Aranıyor



Merhaba,

İki yıl önce bir anneyle tanıştım. İlk bebeğini Süt Annenin sütüyle büyütmüştü. O sıralar yeni ikinci bebeği olmuştu. Yine aynı şekilde sütü yoktu. Bebeğinin mamayla beslemek istemiyordu. Süt Anne arıyordu. İzmir'den Süt Anne bulmuştum. Otobüsle sütlerini Söke'ye göndermiştik. O güzel erkek süt annesinin sütüyle büyümüştü. 

Şimdi bu Cesur Anne üçüncü bebeğini doğurdu (Maşallah!) Ne yaparsa yapsın yine sütü gelmiyor. Bebek şuanda 1 aylık ve mamayla beslemek zorunda kalıyor. 

Şimdi yine bu anne ve bebeğine SÜT ANNE arıyoruz.

İzmir, Aydın, Kuşadası ve çevresindeki çok sütü olan annelerden mail bekliyorum.

sutannne@gmail.com

Süt Anne Açelya.

28 Eylül 2015 Pazartesi

Hilal'in Mucizesi : Üçüncü Mü? Hemde normal?


Diyorlar ki;

 'Sen anne olmayı öyle çok sevdin ki... Bu senin ödülün...’

Belki benim kadar şaşıracaksınız.. Belki benim kadar sevineceksiniz. Belki siz de benim bir mucize yaşadığımı düşünüp şükrüme ortak olacaksınız..

Tıbben doğal yolla anne olamayacağımı öğrendiğim günden bu yana  tam 5 yıl geçti. Bu arada kavuştuğum DERİN LAL ve DENİZ BURAK’la hayatımın en tarifsiz günlerini yaşamaya başlayalı da tam 30 ay oldu. Onlara kavuşmak için verdiğimiz mücadele o kadar büyüktü ki... Şimdi ise kendiğilinden gelen bu mucize yıllarca hayalini kurduğum o kadın bir gün bir test yapar ve gözünden yaşlar süzülür hayali ile birebir örtüşüyor...

Hu Huuu İzmir

Huhuuuu!! İzmir, biz döndük.

Evimizi, sokağımızı, köşedeki parkı, hatta park yeri kavgalarını bile özlemişiz. Urla'da sultanlar gibi yaşıyorduk ama İzmir'in sefaleti de ayrı bir güzel.  "Akşama ne yemek pişirsem?" sorusu kazıkmış. 3 aydır bu soruyu birkaç gün dışında düşünmedim. (Kayınvalideciğim çok ama çok teşekkürler. Hakkını ve yaptıklarını ödeyemem.)

Hamilelik, lohusalık, iki çocuklu aile olma çabamızı hep paylaştık ailemizle. Şimdi başbaşa kalma zamanı başladı. İlk gün başarıyla tamamlandı. Artık önümüzdeki günlere bakacağız.

24 Eylül 2015 Perşembe

Mucize'nin Günlüğü: 33. Hafta - Katya!!


Yaşarken yazmaya vakit bulamıyorum. Sanırsınız bir holdingte yöneticiyim. Saatlerce telefon konuşması falan yapıyorum sanki. Alt tarafı 3 + 1 bir ailenin hayatını yönetiyorum. İç işleri bakanı değilim daha ya! Eşimin tabiriyle tayinim eve çıktı o kadar. Kimine şark görevi çıkar bana ev görevi çıktı.

Aslında bunlar Ecem'le hiç bir anımı kaçırmamak için oluyor. Burak doğduğunda büyük bir kaosun içine düşmemek için çabalıyorum.

17 Eylül 2015 Perşembe

Mucizelere İnanır Mısınız?

Mucizelere inanır mısınız?

Musa'nın denizi ikiye bölmesi gibi mucizeler değil. Daha insansı mucizelere inanır mısınız? Peri masalına değil. Hep masal gibi anlatılan. Bir yerde o mucizeyi yaşayan insanların olduğu söylenen mucizelere. Rivayetlere göre değil "Hep olurmuş zaten." diye başlanan mucizelere. 

Dünden beri öyle mutluyum ki. Garibim. Koşasım, zıplayasım, ona sımsıkı sarılıp "Nasıl oldu bu?" diye saatlerce konuşasım var. 

Yeni bir Mucize'nin Günlüğü başlayacak blogta. Hemde öyle böyle bir mucize değil. Benim yaşadığım ve size anlattığım mucizeyle yarışır. Umut dolu, hep istenen ama olmayacağı düşünüldüğü için hiç dile getirilmeyen bir mucize. 

Aslında beni korkutan bir mucizede. 

Ne zaman yayınlarız, nasıl başlarız, ilk cümlesi ne olur bilmiyorum. Ama bekleriz biraz umut dolu mucizemizin büyümesini. Batıl inançlı deyin bana. Korkarım ona nazar değmesinden. Gözümüz gibi bakacağız ona. O öyle bir yoldan geliyor ki, okuyanlara "Benimde böyle olur mu?" sorusunu sordurtacak. 

Çok mutluyum şimdi. Yüzümde kocaman bir gülümseme. Her ay ne kadar büyüdüğünü bekleyeceğim bir heyecan daha bana. 

Bol kardeşli ve heyecanlı günler bekliyor bizi. 


11 Eylül 2015 Cuma

Hilal Anne: İnanın Çocuklar İnanın


O kadar çok şey yazmak istiyorum ki günlerdir. Yazdıkça siliyorum.  Her sildiğimde belki bitmiştir yazmama gerek yok, bizi okuyan anneler zaten gündemden yeterince bunaldı bir de ben tekrarlarını yazmayayım diyorum... En baştan tekrar yaşanıyor. Her gün yazılacak bir şeyler oluyor memleketimde.

Her gün bir eve ateş düşüyor memleketimde. Her gün anneler, feryat figan memleketimde. Bense iki kelime dilimde, bir kalem elimde, çoğu zaman gözüm yaşlı, evlatlarımın gözlerinin içine dalarken buluyorum kendimi. Zamanın bize ne getireceğini bilmediğim; kontrol edemediğim bir geleceğe büyütüyorum onları. Evet, üşümesinler diye üstlerini örtebilirim, iyi beslensinler diye dikkat edebilirim ama benden uzakta ya da benim seçmediğim ihtimaller yüzünden başlarına gelebilecek herhangi bir kötülük için elimden hiçbir şey gelmez...  Annesi gözünden akan bir damla yaşa kıyamazken gözlerini kapamış bir evlat... Ne o anne anlar bu olanların sebebini bir daha ne de siz o anneyi.

6 Eylül 2015 Pazar

Lohusa Halleri # 5 : 40 Biterken Uyku


Sayılı gün çabuk geçtiği gibi lohusalıkta bitiyor. Bir çok şeyi arkada bırakıp sanki başka biri olacakmışım gibi. 


Ben daha Ecem'deki lohusalıktan çıkamamıştım ki Mucize'min geleceğini öğrendim. Hem hamilelik hem lohusalık yaşadım. Şimdi duble lohusalık yaşıyorum. 

Bence lohusalık 40. gün olupta bitmiyor. Bıçak gibi kesip hayata devam edemiyorsun. Kafanda bitti diye düşünürken 2 yaş krizleriyle bir daha dalıyorsun. Tabi arada yaşadığın diş çıkartmalar, ateşli uykusuz geceler, sinir krizleri ve benzerleri, seni girdap gibi içine çekiyor.

Hoş lohusalık ne zaman bitiyor gerçekten bilmiyorum. Daha 'Ohh!' deme fırsatım olmadan ikincisi başladı. Bilenler tam tarih verirse sevinirim. 

27 Ağustos 2015 Perşembe

Lohusa Halleri #4 : Deniz


Ben yaz biterken yazı özlemeye başlayan insanlardanımdır. Yaz, deniz, kumsal... Bu kelimeler beni anlatır.
Haziran doğumlu olduğumdan mıdır bilmem ama deniz benim için başkadır. Bir yere kahvaltıya gidiyorsak mutlaka deniz görmeli. Deniz gören ev -kümes kadar küçük olsada- benim için şatodur. Denizin kenarına gitmeme gerek yok uzaktan dahi görsem rahatlamama yeter. Ona baktım mı bütün üzüntüm dağılır. Orada olduğunu bilmek bile bana yeter.

17 Ağustos 2015 Pazartesi

İnsan Enkazlar

17 Ağustos depremini hissetmedim. Akçay en çok hisseden bölgelerden olmasına rağmen. Allah'ın şanslı kullarındanım. Bana sunduğun bir lütuf hissetmemem. Deprem korkusunu yaşamıyorum. Kimilerine anlamsız gelen o paniği yaşamıyorum.

Ben depremi yeni yatmış olmama rağmen hissetmedim ama arkasında bıraktığı bir çok enkazı gördüm. Öyle moloz yığınlar değil. 

İnsan enkazlar! 

Tüm kanatları kırılmış, korku göz bebeklerine işlemiş insanlar. 

Garip bir devletimiz var. Depremden etkilenen aileleri diğer bir deprem bölgesi olan Akçay'a yerleştirdiler. Bir anda yüzlerindeki acılarıyla sınıflarımızdaydı bir çok depremzede çocuk. Sormak istediğimiz bir sürü soru vardı ama soramadık hiç. Öyle derindi ki bakışları cesaret edemedik. 

Depremle birlikte bir çok hayalleri, hayatları, cesaretleri yıkılmıştı hepsinin. Bir anda gözleri açıkken kabus yaşamışlardı. 

En yakın arkadaşım oldu içlerinden 3 tanesi. Hatta can dostlarım oldu. Samimi olmamıza, herşeyi paylaşmamıza rağmen hiç soramadım onlara o geceyi. İsterlerse anlattılar. Yorum yapmadan, anlamaya çalışmadan öylece dinledim. Çünkü ne hissettiklerini anlayamazdım. 

Bir sesle evim yok olmamıştı benim, sabah birlikte oynadığım arkadaşımın enkaz altında kalmamıştı, amcam ve yengemin cesedi kaybolmamıştı, beni eve bırakan sevgilimi kaybetmemiştim. Yani anlayamazdım hiç bir zaman onları. 

Telkin cümlelerinden ve sarılmaktan başka şansım olmadı onlara. 

Kendileri anlattıkları şeylerden en çok içime işleyen cümle şuydu. Aslında çok derin bir şey değil. Ama aklımda o korkunç manzarayı canlandıran bir şey. 

Sinirleri bozuk, kahkahalarla gülerek anlatmıştı "Bizim balkondaki soğanlar karşı aparmanın enkazının üzerindeydi" Biliyorum komik bir cümle gibi ama anlatışı öyle içime işlemişti ki. Günlerce aklımda canlandırmaya çalışmıştım. Hala bile kulaklarımda o anlatışı.

Anlatırken yaşadıklarını bedenen yanımdaydılar ama ruhları enkaz altında kalmıştı hepsinin. Yıllar geçmesine rağmen hala bugün hala oradalar. 



14 Ağustos 2015 Cuma

Lohusa Halleri #3 : İlk Uykusuz Gece

İyidik böyle. Emiyordu uyuyordu. Gözünün bir tanesini açtı mı seviniyorduk.   Altını değiştirirken bile uyuyordu. 

Ne oldu böyle birden bire?

Biliyordum zaten bu ilk uykusuz gecenin geleceğini. Hiç bir rüya uzun sürmez. Her masal mutlu bitmez. 

8 Ağustos 2015 Cumartesi

Lohusa Halleri #2 : Kucak


Hamileliğimi Ecem'e çok yansıtmadan geçirdim çoğu zaman. Kapris yapmadım, kardeşin var deyip onunla ilgisiz davranmadım. Hatta bazen abarttım ilgi dozunu.

Kızdığımda hamilelikten dolayı kızıyorum deyip kendimi üzdüm. Çoğu bağırmamın sebebini içimdeki kudurmuş hormonlara bağladım. Ara ara uyanıp, her annenin çocuğuna kızdığını gördüm. Yani benim tepkilerim normaldi. Ama ben ona hiç kızmamam gerektiğini düşünüyorum hep.

Sona doğru onunla oynamam zorlaşmaya başladı. Hareketli olduğumdan hareketliliğine yetiştim. Yorgunluğumu o uyurken atmaya çalıştım. Ama bir konuya yetişemedim ve hala yetişemiyorum.

Kucak istemesi. 

4 Ağustos 2015 Salı

Lohusa Halleri #1 : Motivasyon

Kendi kendimi motivasyon etmem yetmedi. Yeni doğum yapacak arkadaşımla konuşurken ağzımdan bu cümleler döküldü;

"Sen oturup ağlasanda o çocuğun başında, o çocuk yine ağlayacak. Sen ameliyattan korksanda can acını düşünüp karalar bağlasanda, o acılar olacak. Başına geleceklerle ilgili planlar yapmaya çalışsanda, o planların hiç biri tutmayacak. 

O zaman ne yapacaksın? 

Herşeyi  akışına bırakıp olacakları sakin ve kararlı bir şekilde planlara bağlı kalmadan kontrolün altında yönetmeye çalışacaksın. Sen ne yaparsan yap, nereye gidersen git , kim yardım ederse etsin bunlar olacak. En güzeli kabullenip yaşanmasını beklemek."

Gerçekten annelik böyle birşey bence. Kendini mükemmel anne kalıbına sokmaktansa akışına bırakmış anne kalıbına girip bebeğinle sen mutlu olmaya çalışmalısın. 

Süt Anne 
Açelya
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...