Mucize'nin Günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mucize'nin Günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mayıs 2016 Çarşamba

Kim Bu Mucizenin Annesi 27. Hafta

 
       "Dondurmam Kaymak" diye bir film vardı bir ara. Filmin başrolundeki dondurmacı adamın meşhur bir repliği vardı. Tam olarak hatırlayamasam da "Bir cinnet her şeyi halleder." gibi bir şeydi. Bu hafta bir cinnet her şeyi halletti bende de.

4 Aralık 2015 Cuma

Kim Bu Mucize'nin Annesi : 6. Hafta


Zor geçen bir haftanın ardından hastaneye gittim. Doktor iki gün demişti ama ben klasik türk mantığı garanti olsun diye bir hafta bekledim.

Gebe polikliniğe giriş yapıldı. Gebelik testi ile birlikte gebelik başlangıcında yapılan tüm tetkikler yapıldı. Kan vermek için işlemleri yapan kişi genelik testinin sonucunu gün içinde, diğer testlerin sonuçlarının bir hafta içinde alabileceğimi söyledi. Bununla beraber tutuşturdu elime 5 tane tüp.

24 Eylül 2015 Perşembe

Mucize'nin Günlüğü: 33. Hafta - Katya!!


Yaşarken yazmaya vakit bulamıyorum. Sanırsınız bir holdingte yöneticiyim. Saatlerce telefon konuşması falan yapıyorum sanki. Alt tarafı 3 + 1 bir ailenin hayatını yönetiyorum. İç işleri bakanı değilim daha ya! Eşimin tabiriyle tayinim eve çıktı o kadar. Kimine şark görevi çıkar bana ev görevi çıktı.

Aslında bunlar Ecem'le hiç bir anımı kaçırmamak için oluyor. Burak doğduğunda büyük bir kaosun içine düşmemek için çabalıyorum.

17 Eylül 2015 Perşembe

Mucizelere İnanır Mısınız?

Mucizelere inanır mısınız?

Musa'nın denizi ikiye bölmesi gibi mucizeler değil. Daha insansı mucizelere inanır mısınız? Peri masalına değil. Hep masal gibi anlatılan. Bir yerde o mucizeyi yaşayan insanların olduğu söylenen mucizelere. Rivayetlere göre değil "Hep olurmuş zaten." diye başlanan mucizelere. 

Dünden beri öyle mutluyum ki. Garibim. Koşasım, zıplayasım, ona sımsıkı sarılıp "Nasıl oldu bu?" diye saatlerce konuşasım var. 

Yeni bir Mucize'nin Günlüğü başlayacak blogta. Hemde öyle böyle bir mucize değil. Benim yaşadığım ve size anlattığım mucizeyle yarışır. Umut dolu, hep istenen ama olmayacağı düşünüldüğü için hiç dile getirilmeyen bir mucize. 

Aslında beni korkutan bir mucizede. 

Ne zaman yayınlarız, nasıl başlarız, ilk cümlesi ne olur bilmiyorum. Ama bekleriz biraz umut dolu mucizemizin büyümesini. Batıl inançlı deyin bana. Korkarım ona nazar değmesinden. Gözümüz gibi bakacağız ona. O öyle bir yoldan geliyor ki, okuyanlara "Benimde böyle olur mu?" sorusunu sordurtacak. 

Çok mutluyum şimdi. Yüzümde kocaman bir gülümseme. Her ay ne kadar büyüdüğünü bekleyeceğim bir heyecan daha bana. 

Bol kardeşli ve heyecanlı günler bekliyor bizi. 


27 Temmuz 2015 Pazartesi

Mucize'nin Günlüğü : Son 1 Gün

Yarın sabah bu saatlerde Burak kucağımda ikinci çocuk olsa da tecrübesiz de onun tutup emzirmeye çalışıyor olacağım.

Gözlerim dolu dolu oluyor. Tuhaf düşünceleri aklımdan atmaya çalışıyordum. Ben pek başarılı olamadığımı anlayan Ecem imdadıma yetişti.

Cuma gününden beri ateşli. Beni oyalayacak bir uğraş yaşatmış oldu. Uykusuzluk antremanları yaptırdı. Uyku konusunda kondisyonum yüksek olduğu hatırlatmış oldu bana. Ama hamileliğin verdiği sakarlık ve cümlelerin birbirine girmesi ortaya çıktı. Kafamı tam toplayamıyorum.

24 Temmuz 2015 Cuma

Mucize'nin Günlüğü: Haftası Mı Kaldı?


Gebeliğin başından beri bir hafta öncesini yazıyordum. Şunun şurasında kaldı son 4 gün hesabını yapamayacağım. Yani öyle hafta hafta yazamam. Heyecanımı paylaşmam, anlatmam, yazmam, söylemem lazım. Arayıp uzun uzun anlatacağım insanlar bitti. "Aman bir çocuğu olacak bıktırdı bizi" demesinler arkamdan.  Heyecanlıyım ve her geçen gün içimdeki heyecanda büyüyor.

20 Temmuz 2015 Pazartesi

Mucize'nin Günlüğü : İç Savaş

İçimden tüm kurduğum cümleler "Ya,..." İle başlıyor.

Bilinmezlik o kadar yakıp kavurucu ki. Aklımı toplayıpta sonrasında neler olacağını düşünemiyorum. Hep hayal kurar, sonraki olacakları gözümün önünde canlandırırım. Eğer canlandıramıyorsam gerçekten güzel şeyler yaşayacağımı bilirim. Çünkü hep öyle oldu. 


7 Temmuz 2015 Salı

Mucize'nin Günlüğü : 36. Hafta

Zaman yaklaştıkça yapılacaklar listesinden bir şeyler eksiliyor. Ve bu eksiklikler azaldıkça heyecan git gide artıyor. Beklemek, hamileliğin en büyük kısmı. Bana göre en eğlencelisi. Yani ömrümün sonuna kadar hamile kalabilirim. Burak lise çağında çıksın dışarı mümkünse. Karnımdaki çatlaklar ne durumda olur kim bilir o da ayrı mesele.

İçimde kıpırdaması sürprizlerle dolu olacağını gösteriyor. Her bebek hepsi farklı. Eğer Burak'a hamile kalmasaydım bunu anlayamazdım. Çünkü her anne karnındaki bebeği Ecem gibi sanırdım. Hiç durmadan, uykulardan uyandıran bir hareketlilik.

25 Haziran 2015 Perşembe

Mucize'nin Günlüğü : 34. Hafta

İzmir'deki büyük telaşlar bitince bizim için göç mevsimi gelmiş oldu. İzmir'den pılımızı pırtımızı topladık Urla'ya geldik. Babaanne ve dede yanına. İki senedir devamlı kalıcıyız. Çalışırken arada bir göçer dönerdik.












Urla bize iyi geliyor. Ben dinleniyorum, Ecem yoruluyor ve mutlu oluyoruz. Alışkanlık galiba bendeki. Kalabalık aile olmayı seviyorum. Aile büyükleriyle olmak beni sevindiriyor. 

Urla'ya göçtüğüm için kiminle konuştuysam hep aynı soruları soruyor onları toplu olarak cevaplayayım.


Nasılsın? Karnın ne durumda? Burak'ın son durumu? Hazırlıklar ne alemde? Ecem ne durumda?

13 Haziran 2015 Cumartesi

Mucize'nin Günlüğü : 32. Hafta

Zaman çok hızlı geçiyor. Gerçekten yakalayamıyorum. Zamanı iyi yönetemediğimden herhalde diye düşünürken. 32. haftaya geldik. 

Öyle dolu dolu bir haftaydı ki hangi birinden başlasam bilmiyorum. Vaktin bana az kaldığını hatırlatan muayene günümüzden başlayabilirim. 

4 Haziran 2015 Perşembe

Mucize'nin Günlüğü : 31. Hafta - Burak'ı Ecem'e Anlatıyorum

Mucize'ye Burak'a ilk hamile kaldığımda en büyük endişem ikinci çocuk zorlukları değildi. Çünkü istiyordum bir çocuğumun daha olmasını. Zamanı geldiğinde hep istediğimi söylüyordum. Kendim için değil Ecem içindi bu isteğim. Hayatta kendini yalnız hissetmesini istemiyorum. Biz bir gün gittiğimizde başını yaslayıp ağlayacağı bir omuzun olmasını, herkes gittiğinde ikisinin kalmasını istiyordum birbirlerinin yanında.

31 Mayıs 2015 Pazar

Mucize'nin Günlüğü : 30. Hafta



Hep derlerdi ki "İkinci bebekler kendiliğinden büyür" diye. Üstüne düşünmediğim bir cümleydi. Cümlenin özünü anlamıyordum herhalde. Farkediyorum ki o cümleyi aynen yaşıyorum.

Mucize'm Burak gerçekten kendiliğinden büyüyor. Ayna karşında kendime bakarken şaşırıyorum karnımın büyüklüğüne. Ecem'e göre ağır birde. Yavaş yavaş hareketler ediyor. Sanki beni incitmemeye çalışıyor. Karnımın büyüklüğü dışında hiç bir şikayetim yok.

27 Mayıs 2015 Çarşamba

Ünlü Hamile Abiyeleri

Kabul ediyorum kafayı bozdum elbise konusunda. Baya tacizlerde bulunuyorum yakınımdakilere. Hepsinde aynı tepki "Ayyy canımmmm çoookk yakışmışş!!". Ne desinler? Ne diyebilirler ki başka?

Arada canım "Canım yani bu kadar oluyor. Hiç hamileleri düşünmeden kataloglar basıyorlar, elbiseler dikiyorlar. Sanki herkes sıfır beden. Bir de hamile olmasan, ohooo neler olur sana neler?" Önce halimi bilmesem yiyeceğim de, olsun bu sözleri duymak güzel.

22 Mayıs 2015 Cuma

Mucize'nin Günlüğü : Göbekle Er Meydanına Çıkmak


Hamileleri herkes sever değil mi? Yüzlerinden nemrutluk aksa da "Yaa hamile o bir şey olmaz" dersin hep. Hamile olmayı çok seviyorum ama bazı durumlarla başa çıkamıyorum. Yani ben hayatının son bir kaç yılını göbekle geçirmiş biriyim zatende. Alışkınım bunun küçük boyutlusuna. Yaz olunca işler karışıyor. 

14 Mayıs 2015 Perşembe

Mucize'nin Gebelik Günlüğü : Son 3 Ay

Artık 28. haftayadayım. Son 3 ay son trimestera  girmiş bulunmaktayım. Zaman nasıl geçiyor anlamıyorum. Sanki Mucize'min gelişini yeni öğrenmiş gibiyim. Çok heyecanlıyım, şaşkınım ve itiraf edeyim korkuyorum.

28 Nisan 2015 Salı

Mucize'nin Günlüğü : Tadilata Yenildim - 24. Hafta

Son iki haftada öğrendiğim ders hamileyken öyle çok kendine güvenmeyecekmişsin. Çünkü öyle bir hale geliyor ve yoruluyorsun ki hiç bir güç seni kaldıramıyor.

Ben öyle nazlı, kaprisli hamilelerden değilimdir. Asla hamileliği bir hastalık gibi görmem. Acındırma silahı olarak kullanmam. Eski analar tarlada, bahçede doğuruyormuş. Şimdi ne değişmiş olabilir ki? Aslında değişen çok büyük şeyler var. Kadının doğurması sanki bir iş olarak görülüyor. Kadın kendini insan neslinin kurtulması ona bağlıymış gibi davranıyor. Hamile kaldın diye kocana, ailene, dostuna eziyet etmek zorunda değilsin. Bana hamilelik kadın hayatının normal süreci ve bu süreci en olağan şekilde yaşamak gerekiyor. 

6 Nisan 2015 Pazartesi

Mucize'nin Günlüğü : Hormonal Enfeksiyon


Biliyorsunuz hamileler bir farklıdır. Başka görünürler. Karnı, burnu hatta kulakları bile büyür, bacaklar tuhaf bir incelikte, kollar kendinden istemeden açık açık yürürüyen yani gün geçtikçe 60 yaşlarında alkolik amcaların kadın versiyonu oluverirler. Eh tahmin edersiniz ki bu tip görünüceğini bilen bir 20'li 30'lu yaşlarında bir kadından normal bir psikoloji bekleyemezsiniz. Tabiii bir Şeyda Coşkun değilseniz.

Birde bu psikolojinin baş mimarı, her ay bizi resetleyen hormanları unutmamak lazım. Ben yinede normal olanlardanım. Öyle sinirli bir yapım olmuyor. Sevimsiz görünen, kaşları çatık hamilelerden olmak istemiyorum. Ecem de bu konuda çok kasmıştım kendimi. Olmayacağım öyle bir hamile diyordum kendime. Hamilelik ilerledikçe öyle bir hamile olmadığı anlayıp sakinleşmiştim. Sonra koy verdim gitti. Yoldaki teyzeler bile karnımı sevdi, hep otobüs- metroda yer buldum. Gülünce güzel oluyor hamileyken hayat!

26 Mart 2015 Perşembe

Mucize'nin Günlüğü : 20. Hafta Kontrolleri

Bu ara hep diyorum ya zaman geçiyor. Şimdi bir bakmışım tam ortasındayım hamileliğin. Önümde bir bu kadar daha hamilelik var. Ve Burak kucağımda.

20. haftada kontrolüm vardı. Kontroller beni biraz gergin yapıyor. İnsan herşeyin yolunda gittiğini düşünce de ya bir aksilik varsa demeden edemiyorum. Bir kaç gün önceden uykusuzluk başlıyor.

Bu sefer kafama taktığımı söylediğimde güleceksiniz. Biz öyle yerinde duran ana kız değiliz ki. Ya güreşiyoruz ya da kucak kucağız. Çocuk öyle alışkın ki oyun oynarken bile pat kendini atıyor kucağıma. Altını değiştirirken oyun olsun diye bacaklarıyla tepme atıyor bende "Ayy Ayy" diye bağırıyorum. Hangimizin ayağı çıplaksa hemen gıdıklamaya başlıyoruz. Pek evcilik modunda değiliz.

26 Şubat 2015 Perşembe

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...