24 Nisan 2015 Cuma

Aceleci Kraliçe'nin Masalı


Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde. Develer berber iken ben dedemin beşiğinde tıngır mıngır sallanır iken. Bademler çağla, erikler mevye, kirazlar çiçek açtığı zamanda bir kraliçe dünyaya gelmiş. Gözlerini açtığında başında bir sürü gözü yaşlı mutlu insan görmüş. 

20 Nisan 2015 Pazartesi

Hilal Anne : Biri Güneş Biri Ay


Aylardır yazıyorum bu hikayeyi, belki bazılarınız artık doğur yeter diyor. Ne yalan söyleyeyim onca yıl hasretten sonra insan hikayesini bir çırpıda yazamıyor.

Uzun bir yoldu yalan değil... Kısa cümlelerle anlatmak olmazdı. Çektiği hasretin hakkını veren yazılar yazmak istedi HİLAL ANNE... Anlaşılsın istedi, yüzünde ki bu kocaman mutluluğun sebebi. İşte bu hafta geldi minik MUCİZELERİ...


7 Nisan 2015 Salı

Ege : +1 Gönlümüzün Başkentinden

Bu hafta uzaklardan, limon ve mimoza ağaçlarının arasından, deniz ve turunç kokusu eşliğinde, eşim ve benim gönlümüzün başkenti Antalya'dan yazıyorum. Basın fotoğrafçılığı ile ilgili bir toplantı için Antalya'ya gelmem gerekiyordu. Babaannesi ve dedesi burada yaşadığı için Ege'yi de yanıma almaya karar verdim.

6 Nisan 2015 Pazartesi

Mucize'nin Günlüğü : Hormonal Enfeksiyon


Biliyorsunuz hamileler bir farklıdır. Başka görünürler. Karnı, burnu hatta kulakları bile büyür, bacaklar tuhaf bir incelikte, kollar kendinden istemeden açık açık yürürüyen yani gün geçtikçe 60 yaşlarında alkolik amcaların kadın versiyonu oluverirler. Eh tahmin edersiniz ki bu tip görünüceğini bilen bir 20'li 30'lu yaşlarında bir kadından normal bir psikoloji bekleyemezsiniz. Tabiii bir Şeyda Coşkun değilseniz.

Birde bu psikolojinin baş mimarı, her ay bizi resetleyen hormanları unutmamak lazım. Ben yinede normal olanlardanım. Öyle sinirli bir yapım olmuyor. Sevimsiz görünen, kaşları çatık hamilelerden olmak istemiyorum. Ecem de bu konuda çok kasmıştım kendimi. Olmayacağım öyle bir hamile diyordum kendime. Hamilelik ilerledikçe öyle bir hamile olmadığı anlayıp sakinleşmiştim. Sonra koy verdim gitti. Yoldaki teyzeler bile karnımı sevdi, hep otobüs- metroda yer buldum. Gülünce güzel oluyor hamileyken hayat!

2 Nisan 2015 Perşembe

Hilal Anne : 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü

Otizm yaşam boyu devam eden, sosyal etkileşim, sözel ve sözel olmayan iletişimde problemler, tekrarlayıcı davranış ve kısıtlı ilgi alanları ile kendini gösteren, karmaşık gelişimsel bir bozukluktur.
Aslında tanımı gayet net ,açık ve anlaşılır. Ama bir çok aile için şüphelenmesi bile korkutucu olan, tanı konma aşamasında ailenin kabullenmesi oldukça zor olan, başa gelince de ailenin tüm hayatını etkileyen ve maalesef ülkemizde eğitim olanakları çok kısıtlı olan bir hastalık.

31 Mart 2015 Salı

16 Senedir Ben Bakıyorum

Bazı şeyleri yazarken çok zorlanıyorum. Bu gün yaşadığım olayı nasıl anlatacağımı da bilmiyorum. Neresinden başlasam ne desem nasıl yazsam bilmiyorum. Bu ıslak mendil bana hayatımın derslerinden birini veren baba tarafından verildi.

Ecem'le uzun bir aradan sonra Muzipo'ya gittik bugün. Bırakalım metroya kadar dediler. Arabayı kapatıp açmak o kadar zor geldi ki otobüse binip gitmek bile rahat geldi. Otobüsten indim, metronun asansörüne doğru yürüdüm.

26 Mart 2015 Perşembe

Mucize'nin Günlüğü : 20. Hafta Kontrolleri

Bu ara hep diyorum ya zaman geçiyor. Şimdi bir bakmışım tam ortasındayım hamileliğin. Önümde bir bu kadar daha hamilelik var. Ve Burak kucağımda.

20. haftada kontrolüm vardı. Kontroller beni biraz gergin yapıyor. İnsan herşeyin yolunda gittiğini düşünce de ya bir aksilik varsa demeden edemiyorum. Bir kaç gün önceden uykusuzluk başlıyor.

Bu sefer kafama taktığımı söylediğimde güleceksiniz. Biz öyle yerinde duran ana kız değiliz ki. Ya güreşiyoruz ya da kucak kucağız. Çocuk öyle alışkın ki oyun oynarken bile pat kendini atıyor kucağıma. Altını değiştirirken oyun olsun diye bacaklarıyla tepme atıyor bende "Ayy Ayy" diye bağırıyorum. Hangimizin ayağı çıplaksa hemen gıdıklamaya başlıyoruz. Pek evcilik modunda değiliz.

25 Mart 2015 Çarşamba

Ecem'le Zamanı Yakalarken


Zaman geçiyor ve ben bir türlü yakalayamıyorum. Ay ne zaman pazartesi oldu ne zaman cuma bilmiyorum.

Ecem bana uykusuzluk alıştırmaları yaptırıyor Burak için. Kızım ne yapsın beni düşünüyor. Burak doğduğunda zorlanmayayım diye. Güne en erken kaçta başlanır, kaç saat uykuyla parkta ne kadar oyun oynanır gibi bir sürü antrenmana sokuyor beni.

20 Mart 2015 Cuma

Hilal Anne : Erken Doğum

Doktorumla hamileliğimi 36 hafta sürmesi üzerine planlamıştık. Bunun planı mı olur demeyin, psikolojik olarak zamanlama bilmek ne zaman ne olacak gibi şeyler kurmamam adına önemliydi benim için. Zaten doktorum da beni çok iyi tanıdığından herhalde bana her haftayı tamamlanacak bir görev gibi anlatıyordu. 

Biraz daha dayan Hilal , az kaldı  Hilal...36. Haftada kavuşacaksın bebeklerine Hilal.

16 Mart 2015 Pazartesi

Ege +1 : 21 Mart Dünya Down Sendromu Günü


Bugünlerde hayat, yetişebildiğimden hızlı akıyor. Üstelik yakalayabilmek için özel bir çaba sarf etmek nedense gelmiyor içimden. Mevsim geçişi depresyonu yaşıyorum galiba. Mart ayı ne zaman geldi, ne zaman ortaladık anlamadım bile. Mart’ın beraberinde getirdiği tüm miskinliğe rağmen bu haftayı atlayamazdım. Bu hafta, bizim için yılın en önemli günlerinden biri yaklaşıyor. Ona gelmeden önce geçtiğimiz üç haftanın hızlı akışından birkaç güzel enstantane paylaşmak istiyorum.

11 Mart 2015 Çarşamba

Hilal Anne : Nerede Kalmıştık?


Uzun zaman oldu yazmayalı... Aslında çok yazmak istedim ama kelimeler hep kaldı boğazımda. Önce Derin ve Denizin doğum günü telaşı yüzünden yazamamıştım ama sonra Özgecan geldi, sonrada Gamze Anne. İkisi de kalbimin ortasında ağrı hala. 

1 tl'lik Mutluluk

Bazen öyle büyütüyoruz ki bazı şeyleri. Yeni neslin çok pahalı zevklerinin olduğunu söyleyip duruyoruz. Aslında bizim limitlerimiz arttı.

5 Mart 2015 Perşembe

Gamze Anne'in mektubu



Hilal Anne'den bir mesaj aldım bugün. 

"Bugün yazı paylaşma. Gamze Anne'in mektubunu paylaş. Şu durumda anneliğimizi anlatamayız." 

Mektubunu sonuna kadar okumaya ne güç bulabildim, ne göz yaşı. Son resimlerindeki halini hatırlamak istemiyorum. Allah'a duam kalemimden hiç bir zaman böyle yazı dökülmemesi.

Oğlu Atakan'a yazdığı mektup;

4 Mart 2015 Çarşamba

Mucize'nin Günlüğü : Sizi Seviyoruz - 17. Hafta


Bu hafta Mucize'm Burak'tan değil çevremizden bahsetmek istiyorum.

Evet o bir mucize, zor yollarda, multifaktörlerin bir araya gelmesi sonucunda içimde kıpırdanıyor. Onun gelmesi beni öyle korkuttu ki, paniğe kapıldım. Geçti gitti, içimde olması, hayatımın diğer yarısını kaplayacak olması beni acayip heyecanlandırıyor. Bazı şeyleri çevremdeki insanların sevgileriyle üstümden attım. Mutlu, huzurlu ve kalabalığım.

26 Şubat 2015 Perşembe

Mucize'nin Günlüğü : 16. Hafta

Yakında ayaklarım gözükmeyecek :)
Mucize'nin günlüğü bu haftada hastalıklardan sekteye uğradı

24 Şubat 2015 Salı

Ege +1 : Bebek İşaret Dili



Ege ile çıktığımız bu macera dolu yolculuğun en önemli dönemeçlerinden biri, bebek işaret dili ile tanışmamızdı. Down sendromuyla ilgili yabancı kaynaklarda araştırma yaparken karşılaştım bebek işaret diliyle. Anında beni içine çekti. Mesleğim gereği yabancı dillere duyduğum ilgi malum. Ama bu, öncesinde pek bilmediğim, üstelik bebeklerin de öğrenip kullanabildiği bir dildi. Üstelik Down sendromlu bebekler için de öneriliyordu. Hayatımızın dönüm noktası oldu. Ege de ben de o günden beri zevkle ve eğlenerek öğrenmeye devam ediyoruz bu güzel dili. Şimdilik kendi dilimizde konuşabilmek bizim için çok güzel!

17 Şubat 2015 Salı

Ege +1 : Ege + 2



“A nenni neni,
Kınalı kuzum,
Büyüdün de adam mı oldun,
Yanağı pembem, dudağı kirazım,
Gözü okyanusum iyi ki doğdun!”

16 Şubat 2015 Pazartesi

Mucize'nin Günlüğü : 15. Hafta - Canım Oğlum


Canım oğlum, sana söylemek istediğim bir kaç şey var.

Öyle günlerdeyiz ki herkes apış arasından felsefe yapıp, insanlık sadece oymuş gibi anlatıyorlar. 

Sen gelirken bu ülkeye kendini güçlü olan tarafta geliyorsun kendiliğinden. Cinsiyetin kendini üstün görüyor bizden yani kadınlardan. Erkek oluyorsun diye sevindik. Ama Ecem erkek doğsaydı eğer sende kız yine bu kadar sevinirdik. İki farklı cinsiyeti yaşamak istedik evimizde.

12 Şubat 2015 Perşembe

Ege +1 : Raporlar Denizi


Özel gereksinimli çocuğu olan annelerin en sık duyacağı sorulardan biri “Çocuğunuz eğitim alıyor mu?”dur. Peki, bu sıkça sorulan “eğitim” neyin nesidir? Bahsi geçen eğitim, bildiğimiz kreş, anaokulu eğitimi ya da örgün eğitimden farklıdır. Burada bahsedilen “özel eğitim”dir. Özel eğitim, çocuğun gelişimi değerlendirildikten sonra yaşına ve ihtiyaçlarına göre hazırlanan, adından da anlaşılacağı gibi çocuğa “özel” olan eğitimdir. Yabancı kaynaklarda genellikle “erken müdahale” (early intervention) olarak geçer. Eğitim nedir, kim tarafından, nasıl verilir, nelere dikkat edilmelidir konusuna bu yazıda girmeyeceğim. Bundan ziyade sözü geçen bu eğitimi almak için yapmanız gerekenleri anlatmak istiyorum bu hafta.

11 Şubat 2015 Çarşamba

Hilal Anne : İyi ki Doğdunuz

Bugün benim doğurduğum gün, dile geldiğim, bildiğimi sandığım her şeyin tekrar anlamını bulduğu, A’dan Z’ ye tekrar tanımlandığım, yeniden yaratıldığım, içimde ki milyonlarca Hilal’den sadece biri olup yıllardır tanışamadığım ‘ANNE HİLAL’ ile tanıştığım gün… Bugün benim ölmekten korkmaya başladığım gün. Yaratılan herkesi sevmeye başladığım gün yaratandan ötürü.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...