19 Haziran 2014 Perşembe

Sen En Güzel Duyguların Katilisin DİŞ!

Saatlerce uyutma uğraşından sonra
arabada uyuyan Ecem'in son hali.
4 gün oldu. Dişten kafasını yerlere vurmadığı kaldı Ecem'in. Bizde durum ise (biz dediğim babaanne, dede ve ben) bir anlık boşlukta devriliyoruz.


Alışamadın mı hala diyeceksiniz? Alışamadım. İlk günden beri hep aynı şekilde diş çıkartıyor. Kışa göre daha iyi durum. Kışın, ilk önce dişler kabarıyor. Arkasından ateş. Beraberinde ağır bir grip ve nur topu iki diş..3 kere grip oldu. Hiç birinde düzgün bir ilaç kullandırmadı doktor Ecem'e. Sadece o da gerekirse peditus ve calpol. "Sabret dişler çıksın ve bitecek." dedi. Öylede oldu. Çünkü gribin tek bir sebebi var.  Vücut direncini düşüren diş. 

 Ağzında daha 6 tane diş var.Daha azılara gelmedi sıra. Ben bittim. Şimdi iki tane daha geliyor. Babama göre 4 tane. 4 diş ise her diş için 5 gün acı çekiyor. Toplam 20 gün. Haziran bitti. Matematik problemi gibi.  

Tam unutturuyor kendini. Sonra bir gün uyanıyor Ecem, mutsuz bir çocuk. Her şeye ağlayan, elinde ne varsa isteyen, yemeyen bir canavar. 

En son iki dişini Mart ayında çıkardı. Tam kardeşimin nişanında. Zaten evde bir telaş var. Ecem'le uykusuz gecelerin ve gündüzlerin sonrasında evdeki hazırlıklara yetişmeye çalıştık. 

Allah'tan o zamanda şimdi ki gibi yalnız değilim. Sağlam bir kadrom var. Arı gibi bir dede, her şeyin çaresini bulan bir babaanne ve büyük destek, gönüllerin amigosu eşim. Tekken ömür törpüsü oluyor. Çaresizlik, acıyı dindirememek, uykusuzluk insanı bitiriyor. 

Kendime deli gibi kızıyorum .Hatta nefret bile ettiğim oluyor. Sürekli birileriyle telefonda konuşurken. "Off hep ağlıyor" "1,5 saatte anca uyuttum" diye şikayet ederken buluyorum. Yapmayayayım diyorum. Bir bakıyorum, konu oraya gelmiş, ben ahlanıyorum vahlanıyorum. Çevremdekiler benden kaçacak valla. Çocuğundan sıkılan anne modundayım sanki. Aslında öyle bir şey yok da. İnsanlar nasıl işlerinden şikayet ediyorlarsa bende bir bakıma kendi işimden şikayet ediyorum. 

Birde asla yapmayacağım dediğim bir konu vardı. Annelerin, her konuda çocuğu ve kendinden "BİZ" diye bahsetmesi. Acayip komik gelirdi bana. Çocuğu mesela yemek yemedi. Kadın şöyle anlatırdı "Ah teyzesi biz bugün hiç bir şey yemedik. Sorma" "Anaaaa kadına bak çocukla kendi bedenini bir zannediyor." der dalga geçerdim arkasından. Hep Cem Yılmaz gelirdi aklıma. Şimdi bir kendime bakıyorum. Aynısıyım o refakatçinin. Bizde biz. Bana ne oluyorsa dimi?

                                               Bu videoyu izleyip gülüyorum ağlancak halime 
                                                                Gülün bana. Çekinmeyin GÜLÜN:):):)


Ne olur benle konuşurken bu yazıyı düşünün ve bana çaktırmadan konuyu dişten ne kadar uzak bir konu varsa oraya getirin. Veee beni mutlu edin. 


Son bir tehdit, 

"Benimde günüm gelecek Madam Diş, o gül ağızdan kendi ellerimle çıkartacağım sizii Wuhaahahahahahah!!!! (kötü kadın kahkası)"


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...