23 Nisan 2014 Çarşamba

23 Nisan Neşe Dolamıyor İnsan


Biliyorum uzun zamandır bu tatili bekliyorsunuz Çoğunuz tatil yerine kaçtınız. Hatta aradaki 2 günü yıllık izinle birleştirip yurtdışına gittiniz. Bir çoğunuz evde televizyon karşısında vakit geçirecek. Güzel hava var deyip sokaklara çıkıp ilk bahar güneş yanıkları yaşayacaksınız.


Hiç düşünüyor musunuz bu bayram neden var? Düşünmeye fırsat yok değil mi? İş stresi, trafik, çocuk büyütme, okul seçimi, sınavlar bizi gerçek amaçlarımızdan uzaklaştırdı. İşte çocuk bayramının sebebi;


 "Hakimiyet-i Milliye Bayramı (önceleri 1 Kasım, sonra 23 Nisan), saltanatın kaldırılışının ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu gerçekleştiren TBMM'nin açılışının egemenliği padişahtan alıp halka vermesini kutlamak amacını taşırken, Çocuk Bayramı savaş sırasında yetim ve öksüz kalan yoksul çocukların bir bahar şenliği ortamında sevindirmek amacını taşımaktaydı."



Amacın güzelliğine bakar mısınız? Mustafa Kemal Atatürk'ün ne kadar ileri görüşlü olduğu tekrar ortada. Yine biliyordu bizim çocuklara değer vermeyeceğimizi. Onlara cinsel istismarda bulunucağımızı, küçücük kız çocuklarını evlendireceğimize, ekmek almaya giderken öldüreceğimizi, soğuktan ölmeye mahkum edeceğimizi. Daha bu listeyi uzatabilirim. 


Dünyada bir tek çocuklara bayram ilan edip kutlayan tek ülkeyiz. Tüm dünya çocuklarını ülkemize davet edip, kendi ülkelerinin danslarını yapıyorlar. Ben ülkemize gelmelerinden korkuyorum. Çünkü Türkiye çocuk istismarı konusunda Dünya 2. Yani Türkiye'ye gelen o çocukların başına her an her şey gelebilir. 

Bu rakam tam doğruyu yansıtmıyor. Yani birinciside olabiliriz. Çünkü çocuk istismarından çocuğun korkmasından ya da ailenin utanıp saklamasından dolayı bir çok veri birbiriyle çelişiyor. Her 4 saate bir, çocuk istismarı yaşanıyor. Bunların çoğu yakın aile çevresinden oluyor. 

Sokaklarda 50.000 çocuk yaşıyor. Bunlardan yüzde 60'ı cinsel istismara ve tecavüze uğruyor. Sadece yüzde 10 polise başvuruyor. Yine aynı durum mevcut korku ve tehdit çocukların şikayetçi olmasına mani oluyor.

Çocuk esirgeme kurumları, çocuk yuvaları, yurtlar, yatılı okullar vb yerlerde çocuk istismarı son yıllarda artmakta. Çocuklarımızı güvenip bıraktığımız eğitimcilere güvenemez hale geldik. Tabi bu yerlerde sadece cinsel istismar durumlarıyla karşılaşılmıyor. Fiziksel ve psikolojik şiddette cabası.

4+4+4 eğitim sistemi sayesinde çocuk işçi yaşı 13 inmiş oldu. Türkiye çocuk işçiliğinde Dünya 2. Maddi durumu iyi olmayan ailelerde devlet çocukların sorumluluklarını sokağa atmış. İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre, 2013 yılında yaşamını yitiren bin 235 işçinin 59’u çocuk işçidir. Oranların bu kadar yüksek olmasına rağmen aileler yinede buna yönelmek zorunda kalıyor. Çünkü Türk-İş’in araştırmasına göre, 2013 haziran ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 1022 lira, yoksulluk sınırının ise 3 bin 328 lira olduğu belirlendi. Yani ailede bulunan her bireyin çalışması gerekiyor.

Kız çocuklarımıza yaptığımız eziyetler saymakla bitmez. Çocuk gelinlerde Türkiye Dünya 3.sü. 18 yaşaltı evlenme oranı kadınlarda yüzde 31,7 . Her gün çocuk gelin cinayetine tanık oluyoruz. 14 yaşındaki çocuğun bebeklerle oynayacağına, bebeğini doğurmaya çalışırken öldüğü haberi alışılmış olmaya başladı. Durum bu kadar içler acısıyken devletimiz liselerde evlilik yasağını kaldırdı. Bu sayede sapıklaşmış zihniyete çanak tutulmuş oldu. 

Tabi devlet bunları yaparken bizim hiç suçumuz yok mu? Çok! Komşumuz çocuğunu döverken, yaşlı adamlarla evlendirirken hiç birimiz ses çıkarmıyoruz. Yan dükkanın sahibi sağlıksız ortamda çocuk işçi çalıştırırken gözümüzü kapatıyoruz.

Yinede bize bırakılan bayramı ba(Ğ)zı zihniyetlerin gözüne soka soka kutlamalıyız. Belki gün geçtikçe azalırlar.

Her şeye rağmen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız Kutlu olsun.  





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...