4 Eylül 2014 Perşembe

Süt Anne 1 Yaşında

Koca bir yıl geçti. Geçen sene bugün ilk yazımı yayınlamıştım. Nasıl süt anne olduğumu anlatarak
hemen konuya dalmıştım.

Bu bir yılda hayatımda çok şey değişti. Öyle büyük yüreklerle tanıştım ki "Yok artık. Böyle anneler de olamaz" dedim.


Kızımla sınavlar verirken, kendimi bu sayfalarda dolanırken buldum. Bu bir yılda çok canım yandı, çok ağladım. Bir daha hayatımda tadamayacağım duyguları yaşadım. Süt anne blogu benim kafamı dağıtma yöntemim oldu.

Sabah gözümü açar açmaz, acaba bugün kaç kişi girmiş bloguma diye merakla kalkıyorum. Bazen totem yapıyorum. Hiç bakmıyorum. Aklımda ne yazacağım, nasıl yazacağımı düşünüyorum hep. Taslaklarda çok yazılar var. Yayınlamaya nedense utanıyorum.

Çok fazla anlatacak şeyim var geçen yıla dair. Kendimi hazır hissetmiyorum. Hala hiç tanımadığım birine bile anlatırken yaşadıklarımı, gözlerim doluyor. Her biberonu elime aldığımda geçirdiğimiz o bir kaç ay hep aklımda. Neysee bunları bu sene kendimi hazır hissedersem anlatacağım.

Annelerin ve babaların bana mail atması ve onları cevaplamak çok zevkli. İnsanların bana bir şeyler sorması, benim onlara yaptıklarımı anlatmak müthiş bir his. Geç cevap verdim mi üzülüyorum. Sanki bir şeylere geç kalıyormuş gibi hissediyorum kendimi. Çünkü o günü, mamayla geçirmiş bir bebek, süt annesiyle tanışmasına bir gün geç kalmış bir bebekmiş gibi geliyor bana.

Bu yazı blogumda yazdığım 101. yazı :) 100 tane size, utanmadan sunduğum göz nuru.

Geçtiğimiz yıl neler mi yazdım? Ecem'in burnundaki sümükle kavga ettim. Ecem'in dişleri için bir kaç post yazdım. Anneliğimi eleştirdim. Yaşadıklarımın en başını anlattım. Sonrası zaten kabustu. Ayyy ben televizyona çıkıp blogumu #sütannemolurmusun 'u anlattım. Radyo programında konuştum. İsyeannn ettim. Teyzemi, dedemi, kısacası hayatımdan bahsettim.

Amacımdan bunları yazmama rağmen vazgeçmedim. #sütannemolurmusun dedim ve bir çok anne benimle birlikte süt anne arayışına düştü. Şuana kadar 24 çift aileyi birbiriyle tanıştırdım ve 16'sı süt aile oldu. Bu benim için bir gurur tablosu. Çoğuyla ara ara görüşüyorum. Bana ailelerinin fotoğraflarını yolluyorlar. İşte o fotoğraflar mutluluğun resmi benim için.

Bazen telefonda annelerle saatlerce konuşuyorum. Bana terapi gibi geliyor. Onlar anlatıyor, ben anlatıyorum. Bazen karşılıklı ağlıyoruz. Çoğu zaman bebeklerimizin ağlamalarından telefonu kapatıp bir kaç dakika sonra birbirimizi tekrar arıyoruz. Tanıştırdığım ailelerin hiç birini görmedim. Sadece seslerini duydum. Gördüm ki çocukları için her şeyi göze alabilecek çok anne var. Hiç bıkmadan usanmadan sütünü sağan annelerin olduğu kadar, çocuklarına bir damla anne sütü verebilmek için her yolu deneyen annelerde var.

Annelik, her kadının tatması gereken bir duygu. Süt annelik ise her sütü çok olan annenin mutlaka yaşaması gereken bir his. O kokunun bebeğinizden başka hiç kimsede olamayacağını düşünmeyin. Çünkü sizin sütünüzü içen başka bir anne kuzusu da sizin bebeğiniz gibi kokabiliyor. Kollarınızda sakinleşe biliyor. Sımsıkı sarıldığınızda canınıza sarıldığınızı hissedebiliyorsunuz.

İşte ben diyorum ki atmayın sağdığınız sütleri, göğüs petlerini doldurmasın o sütler. Ben değilim illaki ulaşmanız gereken kişi. Komşunuzun, kuzeninizin, arkadaşınızın, uzaktan akrabanızın bebeğinin süt annesi olun.

Sütü az olan anneler sizde korkmayın. Emin olun ki sütünü bağışlayan annelerde sizin kadar heyecanlı, en az sizin kadar bilgili. Bilin ki onlar kendi bebeklerini en iyi şekilde emziren anneler.

Bu dünya, birbirimize destek olmak için var. Bunu en kolay başarabilecek insanlar biz anneleriz.
O zaman "Modern Çağın Süt Annesi" olmaya ya da "Süt annem olur musun?" sorusunu sormaya hazır mısınız?
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...