9 Mayıs 2015 Cumartesi

Ege +1 : Anne Olunca


Hani eski zamanları masalları anlatır,
Hüznümü huzura dolarsın,
Kaşım gözümden çok içim bir parçan,
Annem sen benim yanıma kalansın…

Hani bir biblon vardı kırdığım
Üstüne ne kırgınlıklar yaşadın
Ama bil ki ben de parçalandım
Annem ben senin yanına kalanım…



“Anne olunca anlarsın” sözünü duymadan büyüyenimiz yoktur sanırım. Annelerimizin haklılığını ispatlayan cümlelerden biridir aslında bu.

Ege doğmadan önce annemle konuştuk. Ankara’da kimsemiz olmadığından, Ege’yi kimseye emanet edemeyeceğimizi söyleyerek ondan Ege’ye bakmasını istedik. Evlendiğimizde ‘bana güvenerek çocuk yapmayın, ben çalışıyorum’ diyen annem; bu ricamızı kırmadı, işini bıraktı, evini bıraktı, yaşadığı şehri bıraktı, Ege için Ankara’ya geldi. Hepsi bir cümleye sığan tüm bu fedakârlıklar, birçok kişi için aslında yapılması çok güç şeyler.

Hamileliğimin son ayını annemin evinde geçirdim. O dönemde annem çalıştığı için son ay bana anneannem baktı. Edirne’den kalktı geldi benim için, elleriyle besledi beni. Hakkını ödemem dünya üzerindeki hiçbir şeyle mümkün değil! Doğumdan çıktım, eşimden sonra ilk annemi gördüm. “Anne, çok küçük.” dedim Ege için. Altını ilk o değiştirdi. Eve geldik, ben dinleneyim diye “sen emzir, yat dinlen” dedi hep. Ben uyudum, Ege’ye o baktı. İlk o yıkadı Ege’yi. Hafta sonları eşim yanımıza geldiğinde “sen sütünü sağ, çıkın gezin, ben beslerim Ege’yi” dedi. Doktor, ‘bu çocuk Down sendromlu gibi’ dediğinde o yanımdaydı. Üniversite hastanesinde sabahtan akşama kadar doktor doktor gezerek Ege’nin kontrollerini yaptırırken yine o yanımdaydı. Ege’nin kromozom testi sonucunu hastaneyi arayıp o sordu. Bana o söyledi. O günlerde ben ağlarken o da benimle ağladı.





Annem annem, sen üzülme
Sözlerin hep yüreğimde
Annem annem, gel üzülme
Ben hala senin dizlerinde

Ege doğduktan iki ay sonra ben çalışmaya başladım. İşe gidiyorum diye Ege’nin yanında o yattı. Acıktığında emzireyim diye beni o uyandırdı. Ben işteyken hangi saatte, kaç cc süt içtiğini bir deftere o not etti. Ege’yle ilgili herhangi bir şey yapılacağı zaman “Annesi sensin, sen nasıl istiyorsan öyle yapalım” dedi. Yemeklerini ben nasıl istiyorsam öyle pişirdi. İngiltere’den Ege için getirttiğim vitaminleri hiç atlamadan o verdi. Bugüne kadar oğluma ütüsüz tek bir kıyafet giydirmedi. Ege, özel eğitime başlamadan önce evde yapılması gereken tüm egzersizlerini biz işteyken o yaptırdı. Ege 9 aylıkken özel eğitime başladı, o günden beri benimle beraber tüm seanslarına geldi. Hiçbirini atlamadı. Özel eğitimde yaptıklarımızı bir deftere not etti. Hafta içinde notlarına bakarak Ege ile birlikte onları hep tekrar etti. Sosyal gelişimi için haftada iki gün gittiği oyun grubuna o götürdü. Bizle beraber tüm ailemiz gibi işaret dilini o da öğrendi. Yeni başladığımız okuma programının uygulamasını da gün içinde o yapıyor. Benle birlikte, hatta bazen benden çok Ege’nin eğitimi ve gelişimi için yeni şeyler araştırdı.


Kısacası oğluma benden iyi baktı. Bugün Ege bir şeyleri başarabiliyorsa, normal gelişim gösteren yaşıtlarına bir adım daha yakınsa bu onun sayesindedir.

Anne olunca anladım, insan evladı için, hatta evladının evladı için alıştığı her şeyi bırakabiliyormuş…

Anne olunca anladım,  çocuk büyütmek ve eğitmek ayrı bir meziyetmiş…

Anne olunca anladım, anne olmak her daim umutlu ve azimli olmakmış…

Anne olunca anladım, anneler çocuğu için dünyayı değiştirebilme gücünü kendinde bulurmuş…

Anne olunca anladım, şairin dediği gibi bir insanı sevmekle başlarmış her şey…

Anne olunca, annemin bana ve oğluma nasıl annelik yaptığını görünce anladım, işte böyle “anne” olunuyormuş…

Canım anneciğim, anneler günün kutlu olsun! İyi ki varsın, iyi ki yanımdasın. Sen olmasan ne ben ne de Ege bugün bulunduğumuz yerde olamazdık! O güzel ellerinden sevgi ve minnetle öpüyorum. Hakkını ödeyemem!

Tüm annelerin ve anne olmasa da yüreği anne sevgisiyle dolu herkesin anneler günü kutlu olsun!!!

Ege’nin Annesi

Nur

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...