26 Kasım 2014 Çarşamba

Süt Anne Hikayesi: Eskişehir'li Süt Kardeşler Zeynep'ler



Hep erken doğma ihtimaliyle geçirdiğim hamilelik sürecimi 3 gün gecikmeli olarak ve normal doğum niyetiyle sabah yatıp, akşama sezaryen doğumla dünyaya geldi Zeynep'im. 


Psikolojik olarak çok rahat bir hamilelik dönemi geçirmeme rağmen doğum sonrası tam tersi çok duygusal ve hassas günler geçirdim.Doğumuma giren çocuk doktorumuz - doğum sonrası da devam ediyoruz aynı doktora- anne sütü konusunda müthiş hassas ve asla mamaya tahammülü yok.

 Sezaryen doğum sonrası yaşanan süt gelmemesi sıkıntısı olmasına karşın mama verilmesine hep karşı çıktı kaçamak da olsa 2 yada 3 gün mama verdik sonra göğsümü almak istemeyen nazlı kızımla sağma hikayemiz başladı.


    Makine ile sağım olunca sütün azalacağını hatta biteceğini söyleyen herkesin tezini çürüttük ve düzenli sağımda tam tersi sütün arttığını bizzat yaşamış olduk. Bu arada göğüsten emmesi için çabalarımız da devam etti hep ama maalesef olmadı.Zeynep 40 günlük olduktan sonra artık süt zeynebin ihtiyacından fazla olmaya başladı ve süt poşetleriyle dondurucuda stok yapmaya başladık ve her iki saatte bir muhakkak sütümü sağdım gece , gündüz.

     Artık Zeynep 2 aylık olduğunda sağma saatlerinde 3 saatte bir olmaya başladı ve hala dondurucuda birikmeye devam ediyordu. Baktım böle devam edersem süt gelmeye devam edecek ve Zeynep dolapta kilere ihtiyaç duymayacak ihtiyacı olan bebeklere ulaşmalıyım diye düşündüm ve Eskişehir çocuk esirgeme kurumlarını hastaneleri aradım süt verebileceğimi söyledim ama bu şekilde bir uygulama olmadıklarını söylediler.

 Samsundan tanıdığım tesadüfen Eskişehir de yaşayan ve prematüre bir bebeği olan arkadaşımla görüştüm. Bebeğin ismi SU.  Sütü vardı ama ek olarak mamada veriyordu ilk sağdığım tarihlerden bir kaç poşet süt verdim ve eğer içiyorsa sütü devamını verebileceğimi söyledim .Verdiğim sütlerin kimisini içtiğini kimisini içmediğini söyledi. Daha sonra İnternetden nasıl süte ihtiyacı olan birilerini bulurum niye araştırırken tesadüfen bu blogla karşılaştım ve yazdım durumumu. Sonuçta son kullanım süresi vardı sütlerin ve yazık olacaktı.

    Aradan belirli bir süre geçti ve Açelya Hanım aradı. Eskişehirde süte ihtiyacı olan bir aile olduğunu eğer sütler duruyorsa iletişime geçmek istediğini  söyledi. Telefonla konuşup evde görüştük bebekler bir araya geldiler. Nasıl bir tesadüftür ki süt kızımın ismi Zeynep Su :) Reflü hastasıymış ve mamaları kusuyormuş otururken Zeynep Su acıktı ve "Sütü içecek mi?" diye merak içindeydim hemen süt sağdım normalde  mamayı bir içişte en fazla 30 cc içtiğini söyledi annesi, ben de  yaklaşık 90 cc anne sütü biberonuna koydum. Ballı kız tamamını içti ve kusmadı tarif edilemez değişik bir mutluluk özellikle annesinin babasını sevincini görmek.


    Dolaptaki bütün poşetli sütleri verdim. Aslı (Zeynep Su'yun annesi) sonra telefonla ulaştı sütleri tarih sırasına göre düzenlediğini ve ilk sütün 19 Şubat olduğunu , gördüğünde çok etkilendiğini çünkü bebeğinin doğum gününün  19 Şubat olduğunu söyledi. 

    Yani her şey  tesadüf olamaz süt kardeşler- Zeynep, Zeynep Su  ve Su -biz görüşmeye devam ediyoruz .Süt kızımlarım oldu , arkadaşım, aile dostumuz oldu.

    Paylaşılan hiçbir şey azalmaz aksine çoğalır.

    Her şey için teşekkür ederiz.
     
    Derman Mercan
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...