
Bizim araban böyle kelebekeler çıkmıyordu.
Dün Ecem doğduğundan beri en zor günlerimden berini yaşadım. Annemle hep hayalimizdi. Eylülde İzmir'e gelecek, kızı arabasına koyacağız oooo durmadan gezeceğiz. İlk gezmemizi uygulayalım dedik dün. Ecem uyudu, uyandı, karnını doyurdum. Koyduk arabasına. Göztepe'ye doğru yola çıktık.

İlk 10 dakika sorun yoktu. Biraz esmeye başladı. Birde biz puset arabasını kullanıyoruz. Araba koltuğunda durmadığından ona geçtik.Dışarı bakıyor ya yüzü "Hadi çocuk üşümesin ceketini giydirelim" dedik. Aman seninki başladı ağlamaya. Ceketini giymeyecekmiş. Sıkıntılı hatun. Sıcak geldi galiba söyleniyor. Hemde ne söylenmek. IIGGGIIGGIIGGGIIGGAAOOOUUAAOOO! Diye bağırmaya başladı. Çıkarttım ceketini. Ceketi 10 dakika kaldı kalmadı üstünde. Durmuyor. Pusette dönmeye çalışıyor. Yürüyoruz sanki bütün sokaktakiler bize bakıyormuş gibi gelmeye başladı. İçlerinden "İki kadın bi çocuğa bakamıyorlar" diyorlar. Stress oldum.
Yakında bir Burger King vardı oraya oturduk. Emer belki uyur diye düşünüyoruz. Emmiyor arabada durmuyor. Biz yemek yerken bizi bir izleyeyişi var. Açmış gibi bakıyor bizim yüzümüze. O bakışlarına bizi bir aldı gülmek. Gözlerimden yaşlar geliyor. Sinirlerim bozuldu gülerim de ben.Eline verdim patatesleri koydukları keseyi. Resmen yiyor, yalıyor. Çok hoşuna gitti. Biraz sakinleyince çıktık biz yine yola. 10 adım atmadık başladı yine söylenmeye. Ne olur ne olmaz diye ben kanguruyu da yanıma almıştım. Kanguruya koyduk orada da durmuyor. İlk defa kanguruda durmadı.
Neyse ben kafamı uzaklaştırmaya çalışıyorum kızdan. Mağazalara bakıyorum falan. Çocuk huysuz. Sakinleştirmeye çalışıyorum kendimi. "Herkesin başına gelir bu. Bir senin çocuğun değil sokakta ağlayan" diyorum kendi kendime. Başka bebek arabalarına bakıyorum. Hiç birinin bebeği ağlamıyor. Ya uyuyorlar yada bakınıyorlar.