9 Eylül 2013 Pazartesi

Ecem'in İlki: Denize Girişi

Aile olarak deniz hayatımızda büyük yer kaplıyor. Ben Akçay'da eşim Urla'da büyümüş. Bütün bir yazları ikimizde kömür karası olarak geçirmişiz. Kayınpederim balıkçı. Teknesi var balığa çıkıyor. Eşimde ve babam amatör zıpkın balıkçısı. Yazın deniz bizim hayatımızın odak noktası oluyor. Yani Ecemin denizi mutlaka sevmesi gerekiyor. İlk banyo yaptırdığımızda suyu çok sevdi. Ama birazcık korkmuştu. Normal diye düşündüm. İkinci yıkamamızda filenin kaymasından dolayı ağlama ve ciyaklama başladı. Bir korkum bir korktum ya suyu sevmezse. Denize girerken ciyaklayan bebelerden olursa diye. İkinci gerçek dünyandaki suyla tanışınca çocuğu korkuttuk diye yedim bitirdim kendimi. Sonraki yıkanmalarını kucakta sıkı sıkı sarılarak sudan korkutmadan yaptık. Bayılmaya başladı suya.


 Yaz geldi sıcaklar bastı. Çocuk İzmirde pişik olmaya başladı. Kalktık gittik Urlaya. Hem serin hem rahat. Ben sadece emziriyorum gerisini dede, babanne, yenge, amca hallediyor.

Denize sokalım demeye başladılar bana. Ama havalarda serin gidiyor. Urla uçuyor zaten. Temmuza kadar sokamadık Ecemi denize. Aman üşür. Aman çocuk uslu gidiyor keyfini kaçırmayalım diye.

Bir akşam otururken "Denize sokamıyoruz bari çocuk havuzunu deneyelim" dedik. Bir çocuk havuzu aldık. Bizim ki delirdi.

Havuzu gördüğü an başlıyor bacakları deli gibi çırpmaya. Çıkartığımız zaman ağlıyor havuzdan.

Temmuz ayında doktorumuza kontrole gittik. Denize girebilirmi diye sorduk. Doktorumuz aşılar tamamlanmadan sokmayın, ağzından burnundan su kaçmasında dedi.




Tabi ben hemen hayallere başladım. Seneye bikinisiyle koşacak denize. Kum kovası olacak. Kumdan kocaman kaleler yapacağız. O bana su taşıyacak denizden döke şaça. Ben çöken kaleleri düzelteceğim. Paytak paytak kumlarda yürüyecek.

Yaz bitti biliyorum ama hemen önümüzdeki yaz gelsin Ecemle kumlarda oynayalım.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...