23 Eylül 2013 Pazartesi

Süper Anne


Anne  olunca 5 duyun ve 6. hissin o kadar çok gelişiyor ki. İnanamıyorsun. O doğuyor ve sen hayatı boyunca ki süper kahramanı oluyorsun. Süperman gibi müthiş gözlerin, spirderman gibi kötü anları anlayan bir hissin, daredavil gibi kulakların, hulk gibi güçlü kolların oluşuyor.

Duyma duyun: Bu duyunun ilk çalışmaya başladığı yer ameliyathanede, karnından çıkarttıkları anda görevine başlıyor.

"Ağlıyor ağlıyor benim kızım ağlıyor. Ciğerleri tam çalışıyor" deyip içinden, başlıyorsun ağlamaya.
Sonra bu duyun öyle kendini aşıyor ki yataktaki pozisyonunu bile tahmin edebiliyorsun.

"Hımm. Şimdi sola döndü." 
"10 dakika daha uyuyabilirim. Uyanmasına az kaldı".
 Gibi kelimeler söyleyecek kadar geliştiriyorsun.
 Bazen duyunu gece karanlıkta kalktın mı nefes alışverişini dinlemek için kullanıyorsun. "Aman iyi yaşıyor." diyorsun. Sonrada tilki uykuna devam ediyorsun. Öyle hafif uykular uyuyorsun ki ben o       uykulara kuş tüyü uykular diyorum.

Sonra bebek büyüyor. Büyüdükçe kaka sesini çıkarması büyüyor. Ne kadar gazının olduğunu tahmin ediyorsun. Bazen öyle kaka sesi geliyor ki bebekten " Beline kadar çıktı kaka. Ben sesinden anlarım" diyorsun.
Hapşırıyor. Hapşırığın sesinden hasta olup olmadığı, tozdan hapşırıp hapşırmadığını bir doktor kadar teşhis edip, müdahale ediyorsun.
Penguenlerin ki gibi oluyor bu duyun, 100 çocuk ağlaması arasında kendi çocuğunun ağlamasını tanıyabiliyorsun.

Görme duyun: Bu duyun ameliyathanede onu gördüğün an başlıyor. " Allah'ım bu benim bebeğim" deyip ağlıyorsun.

Sonradan yerdeki her toz zerresini görüyorsun. Bu durum senin bazen panik olmana neden olabiliyor.  "Aman buraya ne döktük yere parça parça olmuş. Ay çocukta emeklemeye başladı."
"Elinde yine saç var. Çok dökülüyor saçlarım. Çıldırıcağım"
Gibi gibi sıralayıp devam ediyor. Psikolojin bozulup evde sürekli toz alan, toz bezini beline takıp gezen, kafasında koca topuzlu bir anne kılığında evde dolanıyorsun.
Tabi kaka analizlerine görme duyun çok destek veriyor.
"Kakası yeşil. Hım ben ne yedim acaba gaz yaptı çocukta? Acaba üşütüyor muyum çocuğu?"
"Çıplak ayakla gezersem olacağı bu. Kakası yeşil yine"
"Ohh! Sarı kakası."

Hatta görme duyun görmeseydim bunu keşke dedirtiyor insana. 42 günlük bebeğin, senin annelik reflekslerin gelişmediğinden daha o zaman, görme duyun gelişmiş durumda tabi, kaka analizlerin süper gidiyor. Gözlerinin önünde koltuktan düşebiliyor. Yetişemiyorsun. Ama sana ders oluyor. Görüpte yetişebileceğin yerlere koyuyorsun bebeğini. Yada dört bir yanını yastıklarla donatıyorsun.
Zamanla görme duyun sayesinde parktaki tüm çocukların arasında senin çocuğunun üstünde bir ışık yanıyormuş gibi görmeni sağlıyor.

Koklama duyun: Koklama duyun ameliyathanede hemşirenin senin yanına ilk getirdiğinde çalışmaya başlıyor. " Dedikleri gibiymiş. Böyle bir koku hiç duymadım ben" diyorsun ağlamana devam ediyorsun.
Sonra evin, odan, üstün her yer o kokuyor. Sokakta yürürken onun kokusunu duyuyorsun. Mümkün olsa parfümünü yaptıracaksın kokusunun. Bir gün bebeğin uyurken onun kakalı badilerini koklarken buluyorsun kendini. Balici çocuklar gibi bağımlısı oluyorsun. Zaten ilk zaman öpemediğinden  koklamak senin ilk sevgi gösterin oluyor.
Analizlerine de yardımcı oluyor bu duyun. "Kusmuğu kokuyor. Midesini mi üşüttü acaba. Yav ben demedim mi bu camı açmayın diye" deyip hızlıca camı kapatıyorsun.

İlk kakası koktuğundan "Bir tek süt içiyor bu çocuk. Sanırsın 2 porsiyon sarımsaklı kebap yemiş gibi kokuyor. Dur ben bir doktoru arayım normal mı?"
Bazen bu duyunun gelişmesine lanet ettiğinde oluyor. "Ah be kızım seni görende iki tane oğlak çevirip yedin sanır. Kız 5 aylıkken böyle kokuyorsa gerisini düşünemiyorum" diye söyleniyorsun. Oda sana kocaman bir gülücük atıyor. Sanki "Daha yeni başlıyoruz bebişim" diyor gözleriyle.

Tatma Alma Duyun: Bu duyun onu ilk öptüğünde gelişiyor. "Sanki şekerli bu" diyorsun. Bu anda da ağlayabilirsin. Her ilki ağlatıyor çünkü insanı. Onun boğazından her geçen şeyi denemeye çalışıyorsun. İlk başlarda en tecrübesiz duyun bu oluyor. Ek gıdalara geçesiye kadar böyle de devam ediyor. İlk verdiğin ilaçları tadıyorsun. " Iğğğğ bu D vitamini de verilir mi çocuğa? Yağlı gibi bu bee? Valla en pahalı şarap olsa denemek için bile içilmez bu" 
"Aaa dilim uyuştu sanki. Ondan iyi geliyor demek ki diş kaşıntısına." 
"Bu gaz giderici şurubun tadı güzel. Kız ağzının tadını biliyorsun :)"

Ek gıdalara geçildiğimi başlıyorsun en saçma çorbaları yapmaya. Brokolili, pırasalı, kerevizli rondada geçirilmiş çorba. Sıcaklığına bile bakmak için değdirmiyorsun diline. Sonrada bizde neden gurme yetişmiyor? Böyle çorba içenin ağzının tadı olur mu?


Dokunma duyun: En güzel bu duyu olması gerek. Herşeyi onunla yapıyorsun. Bu duyu sana ilk tekme attığında başlıyor. O sana dokunuyor sende ona dokunmaya çalışıyorsun. Senin ona ilk dokunuşun ameliyathanede hemşirenin yanağına değdirdiği an tavan yapıyor. Pamuk gibi duru, saf bir dokunuş. Sarıp sarmalıyorsun. Büyüdükçe sana dokunmaya çalıştığında deliriyorsun. " Beni seviyor beni seviyor." diye bağırıyorsun içinden ve ağlıyorsun.

Vücut ısısını dokunma duyunla ölçüyorsun. "Sanki sıcak gibi. Hemen ateşini ölçeyim"
Banyodan sonra saatlerce masaj yapıyorsun. Gıdıklıyorsun. Senin dokunuşlarınla çılgınlar gibi kahkalar atıyor. Sende kendine "Ben müthiş bir anneyim" deyip poh pohluyorsun. Gazı geliyor, karnına şarkılar söyleyerek ovuyorsun.

6. Hissin : Aslında tüm duyularını bu hissin sağlıyor. Tahminler yürüterek gidiyorsun. Öyle telepatik bir bağ oluşuyor ki aranda "Göğüslerim acıyor.Birazdan uyanır" demene varmadan kıpırdanmaya başlıyor. Dışarı çıkıyorsun alışveriş yapayım, kafamı dağıtayım istiyorsun. İçinden bir ses bir anda "Uyandı. Ara çabuk evi sana ihtiyacı var" diyor. Arıyorsun. Arkadan ağlama sesi geliyor. Koşarak eve dönüyorsun. Sanki aranda sonsuz bir bağ oluşuyor. Hiç çekim alanı kaybolmayan wi-fi bağlantısı gibi. En derin uykunda bile seni uyandırabiliyor.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...