24 Kasım 2015 Salı

Ege+1: Işığım ve Gölgem



 Ben hep öğretmenlerime hayrandım. Karşımda muazzam bilgi birikimleriyle ve Atatürk sevgileriyle dururlarken hep imrendim onlara. Onların bana gösterdiği bilginin ışığından yürümeye çalıştım hep. Bugün artık eğitim deyince aklıma ilk düşen Ege elbette ki

Özel eğitime ilk başlayacağımız günlerde karşımıza nasıl bir öğretmen çıkacağına dair çok ciddi endişelerim vardı. Oğlumun şansından olsa gerek çok iyi bir öğretmen çık karşımıza. Eğitime başladığımızda Ege 9 aylıktı. Öğretmeni, dersler boyu alkış yapsın, bir kere ‘cee eee’ yapsın, önce ses taklit etsin, sonra kelime söylesin diye dakikalarca uğraştı. Şimdi Ege 33 aylık; artık taklitleri, kelimeleri söylemeyi öğrendi. Şimdi renkleri, şekilleri öğrenmeye çalışıyor. Tüm bunları yaparken öğretmeninin bir kere sıkıldığını, yorulduğunu, Ege’nin kendisinin istediği hiçbir şeyi yapmamasına rağmen bir kere pes ettiğini, suratının asıldığını görmedim. O hep aynı ilgi, dikkat ve güler yüzüyle, pes etmeden, farklı öğretim yöntemleri deneyerek Ege’ye ulaşmaya çalıştı. Başardı da! Kimisi uzun zaman ve emek gerektirse de Ege, öğretmeye çalıştığı tüm becerileri bir bir öğrendi ve öğrenmeye de devam ediyor. 

23 Kasım 2015 Pazartesi

İzmir'e Gelişim Tam 9 Sene Oldu


9 sene önce bugün İzmir'e yerleştiğim ve yarı zamanlı İzmir'li olacağımın başlangıcını yaparken hiç bu günlerimi hayal etmezdim.


 2003'te çıktım evden üniversite macerasıyla. 2005'te İzmir'de iş denemem devam etti. Bir şey anlamadım. Şirket kapanıp yaz gelince bende Akçay'a dönüp güzel bir yaz tatili yaptım. Tatil bitince kariyer planları yapmaya başladım. 

Öğrencilikte yalnız yaşamıştım ama bu sefer farklıydı. Param olacaktı, ailemi bağlı kalmayarak yaşayacaktım. Tam anlamıyla hayatta yalnız olacaktım. Ayyy ne güzel olacaktı.


Bakınca çok komik geliyor. Tam yeni mezun aklı. Yarım akıl! 

11 Kasım 2015 Çarşamba

Pipisel Sorunlar : Gömük Pipi


Dün dediğim gibi pipisi çabuk iyileşti Burak'ın. (Penis yazmak garip geldiğinden pipi diye yazıyorum. Sonuçta bamya kadar bahsettiğim organ) Ama yinede garip bir şeyler olduğunu hissediyordum. Çünkü düğme kadar görünüyordu. Nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama garip duruyordu işte. Gövdesi olmayan mantar gibi.

 Bir bakın dediklerimde "Sorun yok. Böyle oluyor." diyorlardı. Dokunmaya da çekiniyorum, canını acıtacağım diye. Ta ki geçen gün arkadaşlarıma gideseye kadar ellemedim.

10 Kasım 2015 Salı

Sünnet İşleri



Burak benim anne tarafından, 20 yıl sonra gelen ilk erkek. Yani heyecanla beklediğimiz bakmaya doyamadığımız bir canlı olacağı belliydi bizim için. 

Sünnet deyince aklıma birkaç şey geliyor. Büyük kuzenlerimin yaka paça tutulmuş hâlde, gözleri yerlerinden fırlamış birkaç fotoğrafı canlanıyor gözümün önünde. Sonra ailemizin üçüncü erkeği olan kuzenimin altı yaşındaki sünneti geliyor. Çocuk üç delikten işiyordu. Izdırap içinde "Anaaa" diye bağırışını ve bizim çaresizce onu izlememizi hatırlıyorum. Onun düğününde ailemdeki tüm büyükler, zil zurna sarhoş olup, "Onun arabası varrrr." şarkısıyla oynamışlardı. Kuzenim de kocaman yatakta Rama kutusuyla oturuyordu. Teyzem başından hiç ayrılmamıştı ama çocuk kendi eğlencesini ağlayarak geçirmişti. 

5 Kasım 2015 Perşembe

Uyku Planları A - B

İki çocuklu hayatı yaşarken karı koca birbirimize vakit ayırmaya çalışıyoruz. Ne kadar organize olup çocukları uyutursak o kadar çok birbirimizle vakit geçiriyoruz.

Klasik olacak ama karı koca olmanın ötesinde birbirimizin en sıkı dostuyuz. Milletin ayıplayacağı ya da dalga geçeceği gün içinde yaşadığımız şapşallıkları kahkahalarla birbirimize anlatıyoruz. Yoğun bir dedikodu gündemimiz varsa çekirdek çitleyerek birbirimize "Hadi canım! Yuhh! Öyle mi yapmış?" efektleri vererek dedikoduya hayat veriyoruz.

2 Kasım 2015 Pazartesi

Annem Bana Kızıyor


Bu ara Ecem'le aramızda bazı diyaloglar geçmeye başladı.

"Ecem!! Kızıyorum ama onu bırak!" gözlerimi aça aça söylüyorum. 

Ecem "Bırakmıcam! Benim! Elleme!" yüzünü buruştura buruştura söylüyor. 

En sonunda benim sesim yükselip tavan yapıp kızgın bir ifade ve bakışla harekete geçip "ECEM!!!!" diye bağırıyorum.
O anda donup bana bakıyor. Gözleri doluyor. En yakınındaki müttefikine gidip (bu duruma göre ailedeki herhangi biri olabiliyor)

"Annem bana kızıyor" diyor.

27 Ekim 2015 Salı

Ege +1 : Ekim Ayı Down Sendromu Farkındalık Ayı Farkında Mısınız?

Ege+1: Down Sendromu Farkındalık Ayı

Ekim ayı, Down sendromu FARKINDALIK ayı.

10 Ekim’de yaşadığımız felaketten sonra Down sendromu konusundaki farkındalığımızın ne kadar hükmü kaldı diye düşünebilirsiniz belki. Farkında olmamız gereken çok daha acil konular var, doğru. Ama acısıyla tatlısıyla hayat devam ediyor. Çocuklarımız büyümeye devam ediyor ve eğer biz onlara güzel bir ülke bırakmak istiyorsak onları doğru şekilde yetiştirmeye de bir yandan devam etmek zorundayız. AnKARA’da yaşanan patlamadan sonra bu yazıyı yazmak benim için de hiç kolay değil emin olun. Ama yapmazsam başta oğluma ve bugüne kadar koşulsuz şartsız, severek ve isteyerek savunduğum Down sendromu camiasına bir anne olarak haksızlık etmiş olurum diye düşünüyorum. O yüzden Ekim’in sonuna yetiştirebilmiş olsam da bu yazı bir FARKINDALIK yazısı.



20 Ekim 2015 Salı

Hilal'in Mucizesi: 10. haftası - Merhaba Çilek

Merhaba Çilek Bebek!


Beraberliğimizin 10. Haftasındayız. Bu hafta organlarının tamamının şekillendiğini söylüyor uzmanlar. Artık embriyo da değilsin üstelik. Gelişimin o kadar hızlı ki ben okumalara araştırmalara yetişemiyorum. Okuduklarım beni adeta hayrete düşürüyor. 10 haftada bu kadar büyük gelişim göstermen akılla izah edilebilir değil.

19 Ekim 2015 Pazartesi

En İyi Okul Eve Yakın Okul


Ecem okula başladı. Ve hayatımıza yeni kavramlar, ağlamalar ve kavgalar eklendi. Okula gönderme konusunda kararsızdım. "Erken mi?"" Evde idare edebilirim." "Biz bunu başarabiliriz." falan deyip kendi kendimi oyalıyordum. Hamileyken "Okula gideceksin. Büyük çantan olacak. Sırtına takacaksın." diye anlatıyordum. O da her gelene "Ben abla oldum. Okula gidecem." diyordu.

14 Ekim 2015 Çarşamba

İstanbul'da Süt Anne Olmak İsteyen Var!




Merhaba,
İstanbul Bahçeşehir'de çok sütü olan anne var. 

Sütlerini bağışlamak istiyor.

Sütlerle ilgili bilgi için mail : sutannne@gmail.com 

12 Ekim 2015 Pazartesi

Hilal'in Mucizesi : 9. Hafta


Merhaba minik mucizem... Merhaba yeni nefesim.. Merhaba huzurumun yeni meyvesi...

O kadar çok şey var ki sana söylemek istediğim ama hiç bir kelime yetmiyor karşılamaya gelişini.

Doktorun odasında ilk kalp atışlarını duyduğumda sanki ayaklarım yerden kesildi. Gerçekten oradaydın. Babanda ben de sanki o anı ömrümüzde ilk kez yaşamıştık. Oysa Derin ve Deniz de aynı anları yaşayışımızın üzerinden çokta zaman geçmedi. Ama anlıyorum ki her birinizin heyecanı her birinizin içimde ki hissi farklı olacak.

10 Ekim 2015 Cumartesi

Lohusa Halleri # 6 : Kardeş Şart Mı?


Son bir kaç gündür "Kardeş şart mı?" sorusunu soruyorum kendime. İnternette çok çocuklu annelerin hashtaglarını görüyorum. Konu komşu "Amann iyi ki yaptın. Ne güzel kardeşi var" diyor.

Diyeceksiniz ki bu soruyu sormak için geç kalmadın mı?

Kaldım.

Mucizem aniden gelince buna kafa yormaya gereksiz bulmuştum kendimce. Düşünüp düşünüp istediğim sonuca ulaşmazsam bunalmaktan korkmuştum. İstemediğim sonuçla nasıl başa çıkacağımı bilmiyordum.

2 Ekim 2015 Cuma

Süt Anne Hikayeleri : Prematüre Anne Evrim Çakıcı'nın Süt Anne Tecrübesi


Bir Süt Anne hikayesi

Sevgili Açelya süt annelik tecrübelerini yazmamı istedi. Bende  içimden geldiğince anlatmaya çalıştım.. İlk defa yazıyorum bu deneyimimi..

İtiraf etmeliyim ki; Annelik serüvenimi hayal ederken, hiç ‘’ Süt Anne ‘’ kavramı ile tanışacağımı düşünmemiştim.
Zaten benim Annelik serüvenimde yaşadıklarım hayal ettiklerimle hiç aynı olmadı.. En azından ilk 4 yıl için böyle olduğunu söyleyebiliriz. Kader hepimize farklı roller biçiyor çoğu zaman.


30 Eylül 2015 Çarşamba

İzmir ve Çevresinde Süt Anne Aranıyor



Merhaba,

İki yıl önce bir anneyle tanıştım. İlk bebeğini Süt Annenin sütüyle büyütmüştü. O sıralar yeni ikinci bebeği olmuştu. Yine aynı şekilde sütü yoktu. Bebeğinin mamayla beslemek istemiyordu. Süt Anne arıyordu. İzmir'den Süt Anne bulmuştum. Otobüsle sütlerini Söke'ye göndermiştik. O güzel erkek süt annesinin sütüyle büyümüştü. 

Şimdi bu Cesur Anne üçüncü bebeğini doğurdu (Maşallah!) Ne yaparsa yapsın yine sütü gelmiyor. Bebek şuanda 1 aylık ve mamayla beslemek zorunda kalıyor. 

Şimdi yine bu anne ve bebeğine SÜT ANNE arıyoruz.

İzmir, Aydın, Kuşadası ve çevresindeki çok sütü olan annelerden mail bekliyorum.

sutannne@gmail.com

Süt Anne Açelya.

28 Eylül 2015 Pazartesi

Hilal'in Mucizesi : Üçüncü Mü? Hemde normal?


Diyorlar ki;

 'Sen anne olmayı öyle çok sevdin ki... Bu senin ödülün...’

Belki benim kadar şaşıracaksınız.. Belki benim kadar sevineceksiniz. Belki siz de benim bir mucize yaşadığımı düşünüp şükrüme ortak olacaksınız..

Tıbben doğal yolla anne olamayacağımı öğrendiğim günden bu yana  tam 5 yıl geçti. Bu arada kavuştuğum DERİN LAL ve DENİZ BURAK’la hayatımın en tarifsiz günlerini yaşamaya başlayalı da tam 30 ay oldu. Onlara kavuşmak için verdiğimiz mücadele o kadar büyüktü ki... Şimdi ise kendiğilinden gelen bu mucize yıllarca hayalini kurduğum o kadın bir gün bir test yapar ve gözünden yaşlar süzülür hayali ile birebir örtüşüyor...

Hu Huuu İzmir

Huhuuuu!! İzmir, biz döndük.

Evimizi, sokağımızı, köşedeki parkı, hatta park yeri kavgalarını bile özlemişiz. Urla'da sultanlar gibi yaşıyorduk ama İzmir'in sefaleti de ayrı bir güzel.  "Akşama ne yemek pişirsem?" sorusu kazıkmış. 3 aydır bu soruyu birkaç gün dışında düşünmedim. (Kayınvalideciğim çok ama çok teşekkürler. Hakkını ve yaptıklarını ödeyemem.)

Hamilelik, lohusalık, iki çocuklu aile olma çabamızı hep paylaştık ailemizle. Şimdi başbaşa kalma zamanı başladı. İlk gün başarıyla tamamlandı. Artık önümüzdeki günlere bakacağız.

24 Eylül 2015 Perşembe

Mucize'nin Günlüğü: 33. Hafta - Katya!!


Yaşarken yazmaya vakit bulamıyorum. Sanırsınız bir holdingte yöneticiyim. Saatlerce telefon konuşması falan yapıyorum sanki. Alt tarafı 3 + 1 bir ailenin hayatını yönetiyorum. İç işleri bakanı değilim daha ya! Eşimin tabiriyle tayinim eve çıktı o kadar. Kimine şark görevi çıkar bana ev görevi çıktı.

Aslında bunlar Ecem'le hiç bir anımı kaçırmamak için oluyor. Burak doğduğunda büyük bir kaosun içine düşmemek için çabalıyorum.

17 Eylül 2015 Perşembe

Mucizelere İnanır Mısınız?

Mucizelere inanır mısınız?

Musa'nın denizi ikiye bölmesi gibi mucizeler değil. Daha insansı mucizelere inanır mısınız? Peri masalına değil. Hep masal gibi anlatılan. Bir yerde o mucizeyi yaşayan insanların olduğu söylenen mucizelere. Rivayetlere göre değil "Hep olurmuş zaten." diye başlanan mucizelere. 

Dünden beri öyle mutluyum ki. Garibim. Koşasım, zıplayasım, ona sımsıkı sarılıp "Nasıl oldu bu?" diye saatlerce konuşasım var. 

Yeni bir Mucize'nin Günlüğü başlayacak blogta. Hemde öyle böyle bir mucize değil. Benim yaşadığım ve size anlattığım mucizeyle yarışır. Umut dolu, hep istenen ama olmayacağı düşünüldüğü için hiç dile getirilmeyen bir mucize. 

Aslında beni korkutan bir mucizede. 

Ne zaman yayınlarız, nasıl başlarız, ilk cümlesi ne olur bilmiyorum. Ama bekleriz biraz umut dolu mucizemizin büyümesini. Batıl inançlı deyin bana. Korkarım ona nazar değmesinden. Gözümüz gibi bakacağız ona. O öyle bir yoldan geliyor ki, okuyanlara "Benimde böyle olur mu?" sorusunu sordurtacak. 

Çok mutluyum şimdi. Yüzümde kocaman bir gülümseme. Her ay ne kadar büyüdüğünü bekleyeceğim bir heyecan daha bana. 

Bol kardeşli ve heyecanlı günler bekliyor bizi. 


11 Eylül 2015 Cuma

Hilal Anne: İnanın Çocuklar İnanın


O kadar çok şey yazmak istiyorum ki günlerdir. Yazdıkça siliyorum.  Her sildiğimde belki bitmiştir yazmama gerek yok, bizi okuyan anneler zaten gündemden yeterince bunaldı bir de ben tekrarlarını yazmayayım diyorum... En baştan tekrar yaşanıyor. Her gün yazılacak bir şeyler oluyor memleketimde.

Her gün bir eve ateş düşüyor memleketimde. Her gün anneler, feryat figan memleketimde. Bense iki kelime dilimde, bir kalem elimde, çoğu zaman gözüm yaşlı, evlatlarımın gözlerinin içine dalarken buluyorum kendimi. Zamanın bize ne getireceğini bilmediğim; kontrol edemediğim bir geleceğe büyütüyorum onları. Evet, üşümesinler diye üstlerini örtebilirim, iyi beslensinler diye dikkat edebilirim ama benden uzakta ya da benim seçmediğim ihtimaller yüzünden başlarına gelebilecek herhangi bir kötülük için elimden hiçbir şey gelmez...  Annesi gözünden akan bir damla yaşa kıyamazken gözlerini kapamış bir evlat... Ne o anne anlar bu olanların sebebini bir daha ne de siz o anneyi.

6 Eylül 2015 Pazar

Lohusa Halleri # 5 : 40 Biterken Uyku


Sayılı gün çabuk geçtiği gibi lohusalıkta bitiyor. Bir çok şeyi arkada bırakıp sanki başka biri olacakmışım gibi. 


Ben daha Ecem'deki lohusalıktan çıkamamıştım ki Mucize'min geleceğini öğrendim. Hem hamilelik hem lohusalık yaşadım. Şimdi duble lohusalık yaşıyorum. 

Bence lohusalık 40. gün olupta bitmiyor. Bıçak gibi kesip hayata devam edemiyorsun. Kafanda bitti diye düşünürken 2 yaş krizleriyle bir daha dalıyorsun. Tabi arada yaşadığın diş çıkartmalar, ateşli uykusuz geceler, sinir krizleri ve benzerleri, seni girdap gibi içine çekiyor.

Hoş lohusalık ne zaman bitiyor gerçekten bilmiyorum. Daha 'Ohh!' deme fırsatım olmadan ikincisi başladı. Bilenler tam tarih verirse sevinirim. 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...