Sabah kahvaltıyı hazırlamaya mutfağa gittiğimde yaklaşan küçük ayakların sesini duyuyorum. Kocaman gülümsemesiyle “Günaydın anne!” diyen Ege kapıda. “Günaydın oğlum” diyorum. “Ben kahvaltı edeceğim.” diyor. Bazen ‘Günaydın’dan önce de gelebiliyor bu cümle açlık derecesine bağlı olarak J “Tamam, yumurtalarımız pişsin.” diyorum. O arada Ege’ye tiroid ilacını içiriyorum. İlaçtan sonra yarım saat beklememiz gerektiği için birlikte kahvaltı soframızı hazırlamaya başlıyoruz. Ben tabakları koyuyorum, Ege çatalları. Sonra gidip üzerimizi değiştiriyoruz. Ege, minik desteklerle pijamalarını kendi çıkarıyor, eşofmanlarını kendisi giyiyor. Elimizi yüzümüzü yıkayıp kahvaltıya geçiyoruz.
21 Mart 2017 Salı
9 Mart 2017 Perşembe
Bankanın Islak Hunterları
Bugün Burak'la bol yağmurlu bir gün yaşadım. Islanmamaya çalışıp kangrudaki çocuğu oyalarken bankada çalıştığım zamanlar geldi aklıma:) Kangrudaki çocuklu anılarımdan sonra o zamanlarım çok uzak geliyor şimdi bana.
Yılı tam hatırlamıyorum ama tahminen 2008. Bankada zurnanın zırt dediği yerde çalışıyorum. Saha kredi pazarlama! Plaza dilinde tabi ki afilli karşılığı var. "Hunter"!! Avcı yani.
Yılı tam hatırlamıyorum ama tahminen 2008. Bankada zurnanın zırt dediği yerde çalışıyorum. Saha kredi pazarlama! Plaza dilinde tabi ki afilli karşılığı var. "Hunter"!! Avcı yani.
7 Mart 2017 Salı
Hilal Anne : Anneliğin Altında Boğulmak

Hayattan ne beklediğinize şöyle bir bakın. İş mi? Para mı? Sağlık mı? Huzur mu? Aşk mı? Eskiden cevapları net bir insandım. Keskin köşelerim vardı. Evetlerim ve hayırlarım. Zaman insanı nasılda törpülüyor.
24 Şubat 2017 Cuma
Engelli Çocuk Doğurmak/Doğurmamak – 2
Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada üyesi olduğum
bir grupta engelli çocuk doğurmak/doğurmamak konusunu irdeleyen bir gönderi
paylaşıldı. Kız çocuğu makbul değil diye doğurmayan toplumları düşününce
engelli bebeği de makbul değil diye aldırmak arasında ne fark var, engel
düzeyleri ya da çeşitleri bu noktada bir fark yaratır mı, engelli çocuk acı
çekiyor mu, bazılarını gerçekten doğurmamak mı lazım, engelli çocukların
kardeşleri için durum nasıl? Şuraya da gidiyor bu konu: Engelli bebeği olmasını
istemeyen bir aile, yaşam içinde karşılaşacağı engelli bir bireyi kendisine
nasıl denk görecek? Herkesin kendi kararı deniyor mesela. Nedir bu "kendi
kararı"ların sınırı? Bu ve benzeri birçok soruyu etraflıca ele almaya
çalıştığımız bir platform oluşuverdi birden. Ben de tabii ki kendimi tutamayıp
yazdıkça yazdım. Sosyal medya üzerinden yazdığım yorumlar epey uzadı. Ben de
derleyip bir yazı haline dönüştüreyim istedim. Vaktimin de kısıtlı olmasından
ötürü sosyal medyada hızlı hızlı yazdığım için bazı terimleri doğru ve yerinde
kullanamamış olabilirim. Elimden geldiğince toparlamaya çalıştım. Hepsi
yalnızca bana ait görüşlerdir. Sürç-i
lisan ettiysem affola…
20 Şubat 2017 Pazartesi
Engelli Çocuk Doğurmak/Doğurmamak -1-
Ege'nin Annesi Nur yazdı,
18 Şubat 2017 Cumartesi
Gazeteler ve Televizyonlarda Süt Anne
Bu bölümü uzun zamandır hazırlamak istiyordum. Eh buyrun verdiğim röportajlar ve haberler.
İlk gazete röportajını Yeni Asır gazetesine vermiştim. Haberim manşetten gazetede yer almıştı.
İlk gazete röportajını Yeni Asır gazetesine vermiştim. Haberim manşetten gazetede yer almıştı.
Haberin tamamı için tıklayın.
13 Şubat 2017 Pazartesi
Valla Kararlar Aldım
Evet kararlar aldım. Çocuklar büyüyor, hemde hiç acımadan. Evden çıkıyorlar. Bir gün bir bakacağım ( o günü iple çekiyorum.) evde tek başıma kalacağım.
23 Aralık 2016 Cuma
Güzel günler istiyorum!
Ama ben siz şehit edesiniz diye çocuk yetiştirmiyorum. Hiç uğruna ölsün diye büyütmüyorum. Gezmeye gittiği yerde yanında bomba patlayıp eve cenazesi gelsin istemiyorum. Twitterda "Çocuğum oradaydı. " diye twit atıp cümle aleme sormak gibi bir çaresizliğe düşmek istemiyorum. Tarikatlar, cemaatler beynini yıkaması için doğurmadım onları. Birilerinin kirli oyunlarına piyon olmaları için uykusuz kalmadım günlerce ben. 21 yaşında parçalanmış bedenine sarılarak ağlamak istemiyorum. Kara toprağın kollarına değil bana sarılsınlar istiyorum.
Belki Berkay okulunu bitirebilseydi, kansere çare bulabilecekti. Hiç uğruna yitip gitti. O 18, 19, 20, 21 yaşında şehit olan askerlerimiz. Yok adları aklımda. O kadar çoklar ki! Mehmetçik! Ne işler yapacaklardı kim bilir. Belki içlerinden biri yeni Sabancı olacaktı. Hiçbirşey olamasalardı bile eve dönüp annelerine sarılacaklardı. Çok gençler, tazecikler, filizler.
Benim bir şekilde geleceğim oldu. 32 yaşındayım ben bile gencim daha. Yaşamak istediklerim yaşayacaklarım var. İçinde bulunduğum korku benden daha kısa yaşamaları. Benden daha az hayallerini gerçekleştirememelerinden kaygılanıyorum. Korkuyla değil bayrak, vatan, farklılık, kardeşlik sevgisiyle yeşeren bir gelecekleri olsun istiyorum.
S.çtınız ülkenin içine. Gencecik ülkem yine "Yaşlı Adam" oldu.
8 Ekim 2016 Cumartesi
Hilal Anne'nin Güneş Neva'yı ve Süt Çocuklarını Emzirme Hikayesi
Derin ve Denizi 32 haftalık kucağıma aldığımda daha doğrusu alamayıp küveze gönderdiğim de anne sütünün önemi hakkında böylesi bilgilerim yoktu.
Sezeryan sonrası odaya süt sağmaya gelen hemşirelere ne yaptıklarını sordum ve bana küvezde olan bebeklerimin bir an önce iyileşmesi için tek ilacın bu muhteşem sıvı olduğunu söylediler. Son derece tecrübesiz ve endişelerle dolu bir anne olarak ilk süt hikayemiz başlamıştı.
Hamileliğim boyunca bir defa bile ne ile besleneceklerini iki bebeği nasıl emzireceğimi düşünmemiştim. Hastanede aldığım kısa süreli emzirme eğitimi ile hiç emziremediğim bebeklerime sağım yapmaya başladım. Daha önce ki yazılarımda da anlattığım gibi iki bebeğimi 7 ay sadece anne sütü ile beslemeyi başardım. Sonrasında iş hayatı ve sağım düzensizliği ile sütüm son buldu.
Şimdi bambaşka bir deneyim yaşıyorum.
Güneş Neva başlıbaşına bir deneyim benim için. Doğal gebelik ,doğal doğum ve doğal beslenme.
Tam organik Güneş Neva ‘mızı ilk doğduğu yarım saat içinde emzirmeye başladım. Yapamam sanmıştım aslında. Korkmuştum. Ama gözleri gözlerime değince, kucağımda bulduğu sakinliği hissedince aslında nasıl da bir annelik lüksü içinde olduğumu anladım. Sarılığı bile 3 gün içinde atlattık. Neva' yı uyandırıp emzirmek zor olsada başardım. Altını açtım, soydum, mıncıkladım ve emzirdim. Vazgeçmedim elbette ve atlattık.
Derin ve Deniz'e hamileliğim boyunca dünyaya gelecek bebeğimizin yemek yiyemeyeceğini ve sadece benim onu emzireceğimi anlattım. Korkum elbette kaşla göz arasında bebeğe köfte falan yedirmeye çalışmalarıydı. Çok şükür böyle bir şey denemediler!
Diğer bir korkumda acaba onu emzirirken görüp etkilenirler mi oldu? Yeni bir bebeğimiz olmuş olsa da itiraf etmeliyim hayat hala ikiz büyütme telaşı ile geçiyor. Zaten ikiz olmanın yükünü taşımaya çalışan miniklerim bir de kardeş sendromu yaşamasınlar diye hayatı normalleştirmeye çalışmaktan anormal bir anne olmaya başladığım doğrudur. Çok şükür ki emzirmem onları etkilemedi zaman zaman Derin'i bebeklerini emzirmeye çalışırken görsekte oyun dünyasına müdahale etmiyoruz. Masum bir evcilik oyunu ve minik bir anne o!
Emziriyorum Neva'yı her istediğinde ve her yerde. Ne kadar süreceğini bilmediğimiz bu lüksü sonuna kadar kullanmak ve onun o anne sütü akan yanaklarını uzun süre kokmak istiyorum.
Her ay kontrole gittiğimizde kaç gram aldığını heyecanla öğrenmek istiyorum. Ona canımdan akan canı rakamlarda görmek eşsiz bir şey. Bu arada sağamaya da devam ediyorum. İşe başladığım için Neva gündüzleri biberonla besleniyor. Bu süreç için biriktirdiğimiz de epey sütümüz oldu. Sütlerin çokluğu bana yıllardır özendiğim ve arzuladığım ‘SÜT ANNELİĞİN! ‘ kapılarını açtı.
Öncelikle haziranda doğan canımız minnişimiz Derin,Deniz ve Neva nın biricik kuzeni DEFNE'mizin süt annesi oldum. Sonrada Manisa'da biri prematüre bir diğeri kalp ameliyatı olan bebeğe anne sütü yolladım. Ne mutlu Neva'ya ve bana ki şifa paylaştık minik bebeklerle. Şanslı hissediyorum kendimi onlara süt verebildiğim için bu sebeple elimden geldiğince hedefim iki yaşa kadar gelişimini anne sütü ile desteklemek. İkizlerde kısa süren anne sütü hikayemizin bu sefer uzun sürmesini hayal ediyorum umarım nasip olur. Olmasaydı ne olurdu sütüm hiç bir şey olmazdı. Öyle okurken yüzü düşen üzülen anneler görmek istemem elbette. Sevgi veriyoruz biz onlara bazı annelerin bünyesi süt yapmaz bazıları tecrübesizliğinin kurbanı olur kısa sürer süt üretimleri bazıları ise çevresindekilerin çok bilmişliğinin kurbanı olur ve gereksiz yere mama ile tanışır kaybeder sütünü. Her ne olursa olsun büyür bebeler yeter ki anneler Mutlu olsun sevgi versin onlara! İçinden gelen süt anne bulsun içinden gelen mama versin hepsi ama hepsi sağlıkla büyüsün bebelerin!
Anneler daha ne ister ki!
5 Ekim 2016 Çarşamba
Emzirmek Acaba Gerçekten Mucize Mi?
Mucize ya da tansık; bilimsel yasalarla açıklanamayan ve ilahî güçlere mal edilen, inananları tarafından hoş karşılanan, sıra dışı olay.
Belki büyük bir iddia olacak ama emzirmek çokta "Mucizevi" birşey değil. İlk insandan bu yana yapılan bir beslenme şekli mucizevi olamaz. Çünkü biz emzirmeyi açıklaya biliyoruz. Memelerdeki ter bezlerinin başkalaşıp süt üretmesi ve bu sütle bebeklerimizi beslememizdir. En ilkel beslenme yöntemi değil mi bu?
Etiketler:
anne sütü,
emzirmek,
klasik emzirme,
süt anne
4 Ekim 2016 Salı
26 Eylül 2016 Pazartesi
Az Sonra
İşte bitti yaz.
Ben bu yazdan hiç birşey anlamadım. Hoş bu aralar geçen günlerden pek birşey anlamıyorum da. Bir bakıyorum sabah bir bakıyorum akşam. Bir telaş, bir acele, bir koşuşturma. İki çocuk yönetmek vakitten anlamamana sebepmiş.
Bitmedi de telaşlarımız. Mekan değişiklikleri, kafadaki işlerin tamamlanması, Ecem'in okul telaşları. Böyle uzayıp gidiyor.
Ben bu yazdan hiç birşey anlamadım. Hoş bu aralar geçen günlerden pek birşey anlamıyorum da. Bir bakıyorum sabah bir bakıyorum akşam. Bir telaş, bir acele, bir koşuşturma. İki çocuk yönetmek vakitten anlamamana sebepmiş.
Bitmedi de telaşlarımız. Mekan değişiklikleri, kafadaki işlerin tamamlanması, Ecem'in okul telaşları. Böyle uzayıp gidiyor.
31 Ağustos 2016 Çarşamba
Deniz San İçin Anne Sütü!!
Deniz San Bebek…
Bir çoğunuz sosyal medya paylaşılan postlardan
tanıyorsunuzdur belki. Deniz San İzmir Ege Üniversitesi Çocuk Hastalıkları
bölümü H blokta yatıyor. Anne karnındayken bağırsak düğümlenmesi sonucunda
doğum sonrası bir dizi ameliyat geçiriyor. Bağırsaklarının bir bölümü alınıyor.
Hatta ameliyatların sonuncusunda kalbi duruyor. Kısa Bağırsak Sendromu sorunuyla baş başa kalmış durumda.
Şuan da Deniz burundan besleniyor. Bunu sebebi bağırsakları kısa, kendine gelmediği ve sağlıklı
olmadığından bu yönteme başvuruyor doktorlar. Burundan beslenmede bebekler
sadece ve sadece ANNE SÜTÜyle beslenebiliyorlar. Mama buruna koyulan
hortumlardan geçemeyecek kadar kalın olduğundan verilemiyor. Bebekler burundan
beslendiği için kilo alımları çok yavaş oluyor. Çünkü ANNE SÜTÜnün emilimin bir
kısmı bağırsakta gerçekleşir. ANNE SÜTÜ bağırsaklarda dolaşamadığı ve vücutta
çok kalamadığından kilo alımları yavaş olur.
Deniz'in bağırsaklarının uzaması lazım ki kendi aldığı besinler gelişiminde yeterli olsun. Bağırsağıda en sağlıklı bir şekilde uzatan tek besinde ANNE SÜTÜ.
Deniz'in bağırsaklarının uzaması lazım ki kendi aldığı besinler gelişiminde yeterli olsun. Bağırsağıda en sağlıklı bir şekilde uzatan tek besinde ANNE SÜTÜ.
Deniz San şuanda 4 kg ve 9 aylık. Deniz’ın sağlıklı bir
şekilde evine gidebilmesi için günde 1 kg anne sütüne ihtiyacı var.
Deniz’ın sağlığına kavuşabilmesi, bizim buzdolabında bir
gün kullanırım diye biriktirdiğimiz ANNE SÜTlerine bağlı.
Onlar dolapta beklemesin. Denizhan’ın sağlığına
kavuşabilmesi için birleştirelim ve ona can olalım. Şuana kadar giden ANNE SÜTLERİYLE GIDIM GIDIM KİLO almaya başladı DENİZ.
Daha yolumuz uzun...
Sigara,alkol ve ilaç kullanmayan, sağlıklı koşullarda damla damla
binbir emekle sağan ANNE SÜTLERİNİ anneler Deniz’ın ailesine ulaşın…
Telefon numaraları;
0537 779 11 73 – 0532 361 47 42
Telefonlarına sürekli
bakamıyorlar. Whatsapp’tan ya da mesajla ulaşıp müsait olduklarında
görüşebilirsiniz.
Eğer aramadan hemen götürecekseniz
Ege Üniversitesi Hastanesi Çocuk Hastalıkları Bölümü H blok
2. Kat 224 numaralı oda.
Haydi Güzel Birşeyler yapalım!!
Açelya…
22 Ağustos 2016 Pazartesi
Memeden Bırakma 1.Aşama Süt Alerjisi
Burak'la birlikte yeni bir döneme giriyor ilişkimiz; Meme bırakma.
Bazı şeyler başkalarına öneriler verirken çok kolaymış.
"Kararlı olmalısın. Bu ikiniz içinde önemli."
"Böyle yaparak çocuğu ve kendini daha çok üzüyorsun."
"Üzüldükçe daha çok süt üretip mastit olacaksın."
Ne kelimeler bee!
28 Temmuz 2016 Perşembe
Ben 50 Yaşındayken Bu Gün
Sıcak çok sıcak. Uyuya kalmışım güneşin altında. Gözlerimi
açarken göz kapaklarımda parlayan ışıkları izliyorum. Öyle yanmışım ki göz
kapaklarım birbirine yapışmış sanki. Şezlongun üzerine, başım yamuk bir şekilde
uyumuşum.
Boynum tutulmuş. Kaç saattir böyle uyuyorum ki. Eh bira mı
o? Iggyy! Bu biradan anladığım kadarıyla en az 1 saattir güzel bir uyku
çekmişim.
Kumda geniş kollu, uzun bacaklı, hafif göbekli, yürüdükçe
hareket eden gür saçlı kumral bir oğlan
bana doğru yürüyor. Gözlerimi tam açamadığımdan ve güneşin parlamasından
seçemiyorum. İşte yüzüne büyük gelen gözler.
Burak.
Etiketler:
Ben bizzat kendim,
Burakla,
Ecemli,
Ecemli Burakla
26 Temmuz 2016 Salı
Hilal Anne'nin SSVD Hikayesi 2
Hilal Anne'nin Yazısının Devamı;
Hemen doktoruma ve Vildan ebeye NST'leri yolladım. "Evet, doğum başlamış gel." dediler. Hastaneden eve geldim. Ilık bir duş aldım. Çocuklarımı uyuttum ve gece 10 gibi yola çıktık.
Araba hareket etmesi ile hıçkırıklara boğuldum. Evde iki tane meleğimi bırakıp gitmek çok zordu. Hastanede bizi Vildan Ebe karşıladı. İlk yüz yüze tanışmamızdı, hayatımın kahramanı kadınlardan biri olacağını anladığım o ilk an...
Hemen doktoruma ve Vildan ebeye NST'leri yolladım. "Evet, doğum başlamış gel." dediler. Hastaneden eve geldim. Ilık bir duş aldım. Çocuklarımı uyuttum ve gece 10 gibi yola çıktık.
Araba hareket etmesi ile hıçkırıklara boğuldum. Evde iki tane meleğimi bırakıp gitmek çok zordu. Hastanede bizi Vildan Ebe karşıladı. İlk yüz yüze tanışmamızdı, hayatımın kahramanı kadınlardan biri olacağını anladığım o ilk an...
25 Temmuz 2016 Pazartesi
Hilal Anne'nin SSVD Hikayesi -1-
En son yazımda acabalarım vardı; son derece duygusallaşmıştım ve sezaryan kabus gibi üzerime gelmeye başlamıştı. Son cümlem "Umarım başardım yazabilirimdi."
Ve evet başardım...
Güneş Neva ve ben başardık!
21 Temmuz 2016 Perşembe
Neden Siyah
Onca renk varken neden siyahı tercih etmek? Elele tutuşmak yerine neden silah tutmak? Dünyayı aydınlık gözlerle bakmak varken simsiyah peçelerle korkarak bakmak neden?
Uzun uzun, pis sakalların arkasına saklanmış dudaklarla tükürük saçarak konuşmak neden?
Ezmek neden gerekiyor düşmüşü, korkmuşu?
Bırak kim ne isterse yapasın!
Kimi sarsın örtüsünü kimi açsın eteğini. Kimi örtünmeye islam desin kimi katolik!
Kötü gözle bakmak neden örtüğe eteğe? Kim içindeki biliyormusun ki yargılıyorsun? İçindeki iyilikte senin kötülükte. Hangi gözlükle bakıyorsan o senin dünyan.
Nedir bu öldürme aşkı? Kabil'in hissettiği duygu en eskisi en kötüsü... O bile utanmış yaptığına. Şimdiki bizler gurur duyuyoruz yaptığımızla.
Öldüreceksen içindeki öldürme aşkını, nefreti öldür. Bırak, barış çiçekleri açsın içinde. Göreceksin senin içinde cennet olacak burası. Burada yaptıklarınla yargılanacaksak diğer dünyada, cennet yap burasını da cennetle mükafatlan.
Sınırlar, bekletilmek, herkesi o kötüler gibi sanmak neden?
Neden sınırlandırıyoruz kendimizi?! Kaldırın sınırları! Dünyanın 7 harikasını özgürce görmek istiyorum.
15 Temmuz 2016 Cuma
Kim Bu Mucizenin Annesi 34-35. Hafta
14 Temmuz 2016 Perşembe
İnternetsiz 5 hafta
Ajssnlfskkngjgşk,lrlmvakfülr!!!çççç
Neredeyse 5 haftadır bilgisayar başına oturmadım. Bir yazıyım demeye fırsat bulamadım. Hatta öyleydi ki üç hafta bildiğiniz internetsizdim. Evet! İnternetsiz. İnternet hesabı yapan Genç Turkcelli gibi. "Aman bunu internette koymayayım da internet paketim bitmesin." dedim. Turkcel de ne kadar haftalık, aylık paket varsa dibine kullandım. Öyle ki telefon internetin yavaşlığından kafayı yiyip, ısınmaya başladı.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)















